Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Nallı Köyü yakınlarında bulunan Boz Dağ bölgesinde yürütülen maden arama sondaj çalışmaları bölgede büyük bir tepkiye yol açtı. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce sürdürülen faaliyetlerin yaşam alanlarını ve doğayı tehdit ettiğini belirten Yeni Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verildi.

Sivas'ta ırmaklara taşkın önleme çalışmaları sürüyor
Sivas'ta ırmaklara taşkın önleme çalışmaları sürüyor
İçeriği Görüntüle

“Köylünün Haberi Olmadan Çalışma Yürütülüyor”

Boz Dağ bölgesindeki faaliyetlerin yöre halkından adeta gizlenerek sürdürüldüğü ifade edildi. Çalışmalar sırasında ağaçların kesildiği ve mera alanlarının ciddi şekilde zarar gördüğü aktarıldı. Ne köylülerin ne de kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirilmediğini vurgulayan Karasu, halkın iradesi yok sayılarak doğrudan yaşam alanlarını etkileyecek böylesi bir maden arama çalışmasının yürütülmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.

Köylüler Ve Muhtarlar Faaliyetin Durdurulmasını İstiyor

Maden arama çalışmalarının sadece doğayı değil, bölgedeki geçim kaynaklarını da tehlikeye attığı dile getirildi. Nallı Köyü’nün yanı sıra çevrede bulunan Davulalan, Yuvalıçayır, Karaleylek ve Akçekale köylerinin muhtarları ile bölge sakinleri, su kaynaklarını, meraları ve tarım arazilerini tehdit eden bu girişimlerin bir an önce durdurulmasını talep ediyor. Bölge insanının temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu hatırlatıldı.

Bakanlığa Peş Peşe Yöneltilen Sorular

Meclis’e sunulan soru önergesinde maden arama ruhsatlarının hangi şirketlere verildiği ve çalışmaların hangi izinlere dayanılarak sürdürüldüğü sorgulandı. Ayrıca ÇED sürecinin işletilip işletilmediği, "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının alınıp alınmadığı soruldu. Yöre halkı ve muhtarlar bilgilendirilmeden yürütülen bu sondaj işlemleriyle ilgili bakanlıkça bugüne kadar herhangi bir denetim yapılıp yapılmadığı ve bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı yanıt bekleyen konular arasında yer aldı.

Tarım Alanları Ve Su Kaynakları Tehdit Altında

Boz Dağ’da başlatılan sondajların su kaynaklarına, meralara ve ekolojik dengeye vereceği zararların araştırılıp araştırılmadığı merak ediliyor. Bölge halkının haklı itirazlarının neden dikkate alınmadığının altını çizen Karasu, Anayasa’nın 56’ncı maddesine atıfta bulunarak devletin birincil görevinin maden şirketlerini değil, vatandaşın yaşam hakkını, suyunu ve toprağını korumak olduğunu vurguladı.

"Sivas’ın Doğası Ranta Kurban Edilemez"

Sivas’ın doğasının, toprağının ve suyunun sahipsiz olmadığını belirten Karasu, iktidarın çevreyi madencilik faaliyetlerine açan politikalarının büyük bir kaygı yarattığını söyledi. Boz Dağ’da yaşananların üzerinin örtülemeyeceğini ifade eden Karasu, kamu vicdanını rahatlatacak şeffaf bir sürecin işletilmesi, bölge halkının taleplerinin dinlenmesi ve yürütülen faaliyetlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi