Sivas’ta faaliyet gösteren ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılan Sivas Demir Çelik Fabrikası için kentteki siyasi parti temsilcilerinden ortak açıklama geldi. Parti temsilcileri, fabrikanın yargı süreci tamamlanmadan satışa çıkarılmasını eleştirerek, tesisin üretim, istihdam ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Ortak açıklamada, Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın sıradan bir üretim tesisi olmadığı, sahip olduğu altyapı ve tesislerle Türkiye ve bölge sanayisi açısından stratejik öneme sahip olduğu belirtildi.

Sivas’ın Stratejik Sanayi Tesisi Değersizleştirilmemelidir
Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılması; yalnızca bir fabrikanın satışından ibaret olmayıp Sivas’ın, bölgemizin ve ülkemizin sanayi geleceğini ilgilendiren son derece önemli bir konudur.
Satışa çıkarılan tesis, sıradan bir üretim tesisi değildir. Sahip olduğu altyapı, üretim alanları, demiryolu bağlantısı, teknik tesisleri ve sosyal donatılarıyla ülkemiz sanayisi açısından stratejik nitelikte devasa bir sanayi kompleksidir.
Tesisin bünyesinde;
- Yaklaşık 80.000 m² kapalı alan,
- Fabrika imalatı ve montajı gerçekleştirilmiş yaklaşık 10.000 ton çelik konstrüksiyon,
- Altyapı ve sanat yapılarıyla birlikte inşa edilmiş 17 kilometrelik demiryolu hattı,
- Çelikhane, akaryakıt tesisi, atölyeler, ambarlar ve tamirhaneler,
- 12.300 m³ kapasiteli su hazırlama ve soğutma tesisi,
- 2.000 Nm³/saat kapasiteli oksijen tesisi ve trafoları,
- Atık su arıtma ve ısı santralleri,
- İdari ve mali hizmet binaları,
- Lojmanlar ve sosyal tesisler,
- Kreş/ilkokul, lokal, cami ve alışveriş merkezi gibi sosyal donatılar
bulunmaktadır.
Bu tesisin geçmişte yaklaşık 360 milyon dolar harcanarak oluşturulduğu ifade edilmektedir.
Dolayısıyla böylesine kapsamlı bir sanayi kompleksinin yalnızca mevcut üretim kapasitesi üzerinden değil; sahip olduğu arsa, bina, altyapı, demiryolu, teknik tesisler ve yeniden üretime kazandırılma potansiyeliyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Fabrikanın “Hurda” Olarak Değerlendirilmesine İtiraz Ediyoruz
Böylesine büyük bir sanayi kompleksinin zaman içerisinde “hurda” niteliğinde gösterilmesi veya gerçek ekonomik ve stratejik değerinin altında değerlendirilmesine yönelik yaklaşımları kabul etmiyoruz.
Özellikle Yargıtay süreci devam ederken ve nihai karar henüz ortaya çıkmamışken, tesisin TMSF tarafından ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında kapalı zarf ve açık artırma usulüyle satışa çıkarılması kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu nedenle yetkililere ve kamuoyuna aşağıdaki soruların açık ve şeffaf biçimde cevaplanmasını talep ediyoruz.
1. Hukuki Belirsizlik ve Satışın Geleceği
Daha önce “Yargı süreci devam ediyor, her şey bizim elimizde değil” anlayışıyla hareket edilirken, Yargıtay süreci devam ettiği halde kamu alacakları gerekçe gösterilerek fabrikanın satışa çıkarılması hangi hukuki ve idari gerekçeye dayanmaktadır?
Yargıtay’dan satışın hukuki temelini veya mülkiyet durumunu etkileyebilecek farklı bir karar çıkması halinde;
- Satışı gerçekleştirilen fabrikanın akıbeti ne olacaktır?
- Fabrikaya dahil gayrimenkullerin durumu ne olacaktır?
- Fabrikada çalışan işçilerin hakları nasıl korunacaktır?
- İhaleyi kazanan kişi veya şirketin uğrayacağı olası zararlar nasıl karşılanacaktır?
- Yeni mağduriyetlerin sorumluluğunu kim üstlenecektir?
Bu soruların satıştan önce kamuoyuna açık biçimde cevaplanması gerekmektedir.
2. İhale Şartnamesi ve Fabrikanın Sökülme Riski
İhale şartnamesinde, fabrikanın yeniden faaliyete geçirilmesini ve üretimin sürdürülmesini güvence altına alan bağlayıcı hükümler bulunmakta mıdır?
Eğer böyle bir şart yoksa, fabrikayı satın alan kişi veya şirketin; “Bu tesisi çalıştıramıyoruz.” diyerek üretimi durdurmasının önünde ne gibi bir engel bulunmaktadır?
Daha da önemlisi, fabrikanın parça parça sökülerek hurda veya ekipman olarak satılmasının önüne geçecek açık ve bağlayıcı hükümler var mıdır?
Sivas’ın yıllarca oluşturulmuş sanayi altyapısının sökülerek yok edilmesine izin verilmemelidir.
3. Değerleme Nasıl Yapılmıştır?
Fabrikanın yeniden faal hale getirilebilmesi için yaklaşık 50 milyon dolar yatırım gerektiği ifade edilirken, tesisin yaklaşık 1,177 milyar TL bedelle satışa çıkarılmasının hangi ekonomik, teknik ve mali kriterlere dayandığı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Burada yalnızca mevcut makine ve ekipmanların değil;
- Fabrika binalarının,
- Çelik konstrüksiyonların,
- Demiryolu hattının,
- Teknik altyapının,
- Su ve soğutma tesislerinin,
- Oksijen tesisinin,
- Enerji altyapısının,
- Sosyal tesislerin,
- Lojmanların,
- Fabrikaya dahil taşınmazların
tamamının değerleme kapsamındaki karşılığının ortaya konulması gerekmektedir.
Özellikle Demirağ Organize Sanayi Bölgesi'nde fabrika arsalarının dönüm bazında değerleri dikkate alındığında, satışa dahil edilen toplam arazi miktarı nedir?
Bu arazilerin ayrı ayrı ve toplam değerleri hangi yöntemle hesaplanmıştır?
Kamuoyunun bu konuda şeffaf ve ayrıntılı bir değerleme raporuna erişme hakkı vardır.
4. Çalışanların ve İşçilerin Hakları Ne Olacaktır?
Fabrikanın satışında en önemli konulardan biri de yıllarca bu tesiste emek vermiş çalışanların haklarıdır.
Çalışanların;
- Birikmiş ücret ve maaş alacakları,
- Kıdem tazminatları,
- İhbar tazminatları,
- Diğer özlük hakları,
- Geçmiş dönemlere ilişkin sigorta primleriyle ilgili sorunları
nasıl çözülecektir?
Fabrikayı satın alacak yapı mevcut çalışanlarla çalışmaya devam edecek midir?
Yoksa satış sonrasında işçilerin tamamının işten çıkarılmasının önü açık mıdır?
İşçilerin geçmişten gelen tüm haklarının güvence altına alınması ve yeni işletmecinin çalışanlara ilişkin yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE ÇAĞRI
Sivas Demir Çelik Fabrikası, yalnızca taşınmazlardan, binalardan ve makinelerden ibaret değildir.
Bu tesis; Sivas’ın sanayi hafızası, istihdam kapasitesi, üretim gücü ve ülkemizin stratejik sanayi altyapısının önemli parçalarından biridir.
Bu nedenle fabrikanın yalnızca kısa vadeli bir satış geliri üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz.
Talebimiz açıktır:
Yargı süreci tamamlanmadan satışın gerçekleştirilmemesini,
Fabrikanın üretim amacıyla kullanılmasını güvence altına alan bağlayıcı şartların oluşturulmasını,
Fabrikanın sökülerek hurda haline getirilmesinin önüne geçilmesini,
Fabrikanın gerçek değerini ortaya koyan şeffaf ve bağımsız bir değerleme yapılmasını,
Fabrikanın satışına dahil edilen taşınmazların ve arazilerin değerlerinin kamuoyuna açıklanmasını,
Çalışanların geçmişten gelen tüm haklarının güvence altına alınmasını
ve
Sivas’ın sanayi geleceğini ilgilendiren bu süreçte tüm işlemlerin kamu yararı, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini
talep ediyoruz.
Sivas’ın ve ülkemizin önemli sanayi değerlerinden biri olan bu tesisin üretimden koparılmasına, istihdam kapasitesinin yok edilmesine veya ekonomik değerinin altında değerlendirilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.
Ortak Açıklamaya Katılan Siyasi Parti Temsilcileri
- Anahtar Parti: Cengiz Görgen
- Bağımsız Türkiye Partisi: Ömer Arslan
- İYİ Parti: Volkan Karasu
- Milli Kalkınma Partisi: Seyithan Mütevellioğlu
- Milli Yol Partisi: Zeki Haral
- Saadet Partisi: Mehmet Zahit Tokgöz
- Yeniden Refah Partisi: Cabir Çetinkaya
- Zafer Partisi: Yaşar Sinan Sarı





