Sivas denince akla gelen ilk bayram ikramlığı olan Sarı Burma için oklavalar sandıklardan çıktı. İncecik açılan hamurlar, bol cevizle buluşup ustalıkla bükülüyor. Sadece Sarı Burma değil; kıyır kıyır dokusuyla kalburabastı ve el açması baklavalar da Sivaslı hanımların ellerinde hayat buluyor. Son yıllarda hazır tüketim alışkanlığı her ne kadar artsa da, Sivas halkı kendi açtığı hamurun ve ev yapımı şerbetin lezzetinden kolay kolay vazgeçmiyor.
Mutfaklarda Tatlı Telaş Zirve Yaptı

Evlerde yapılan bu hazırlıklar, aslında bir geleneğin nesilden nesile aktarılması anlamına geliyor. Büyük bir sabır ve emekle açılan yufkaların şerbetle buluştuğu o an, bayramın gerçek anlamda geldiğinin bir kanıtı gibi. Vatandaşlar, misafirlerine kendi elleriyle hazırladıkları tepsileri sunmanın gururunu yaşıyor. El emeğine verilen bu önem, modern zamanın hızlı tüketim alışkanlıklarına adeta direniyor.
İşletmelerde 24 Saatlik Maraton

Kendi tatlısını yapanlar kadar, yoğun iş temposunda hazır ürünleri tercih edenlerin sayısı da azımsanmayacak seviyede. Sivas’taki şekerlemecilerde ve baklavacılarda adım atacak yer kalmazken, lokum ve paketli tatlı satışları tavan yapmış durumda. Tezgahlarda geleneksel lezzetler ile modern sunumlar yarışırken, bayramın bereketi hem esnafın yüzünü güldürüyor hem de sofraları süslüyor.





