Sivas'ta eğitim-öğretim yılının sonuna gelinmesiyle birlikte binlerce öğrenciyi ve veliyi tatlı bir karne heyecanı sararken, kırık notlar karşısında sergilenecek hatalı tutumlar çocukların gelecekteki eğitim hayatını riske atıyor. Uzman Psikolog Begüm Özkaya, karnenin sadece akademik ders başarısının bir kıstası olarak görülmemesi gerektiğini, notların okul başarısını işaret etse bile çocuğun diğer yeteneklerini gölgelememesi gerektiğini vurguluyor.
Evdeki Okul Müdürü ve Öğretmen Rolü
Başarısız sonuçların ardından anne ve babaların nedenleri masaya yatırmak yerine çocukların yanında birbirlerini suçlaması, aile içi dengeleri tamamen bozuyor. Babaların anneleri evdeki öğretmen, annelerin ise babaları okul müdürü gibi konumlandırması ciddi bir çatışma yaratıyor. Bu tartışma ortamında büyüyen ilköğretim çocukları kendilerini suçlu hissederek depresif ve mutsuz olurken, lise dönemindeki gençlerde ise olumsuz davranış bozuklukları tavan yapıyor.
Başarısızlıkta Sorumluluk Paylaşılmalı

Kötü bir karnenin tek suçlusunun öğrenci olmadığı bilinmeli, bu sorumluluk aile tarafından mutlaka paylaşılmalıdır. Okul başarısızlığının kökeninde yatan kişisel özellikler, ailevi bağlar veya okul kaynaklı problemler tek tek analiz edilmelidir. Doğru yaklaşımda ebeveynler öncelikle çocuklarını takdir ederek konuşmaya başlamalı, kırık notların düzeltilmesi için kararları çocuklarıyla birlikte ortaklaşa almalıdır.
Pahalı Hediyeler Başarı Getirmiyor
Karne sonuçlarının başkalarına karşı bir övünme ya da utanma aracı olarak kullanılması büyük bir hata olarak öne çıkıyor. Ödüllendirmede hemen maddi değeri yüksek oyuncak, bilgisayar veya bisiklet gibi eşyalara yönelmek yerine ilk adımda "Aferin" diyerek sözel takdir uygulanmalıdır. Maddi değeri çok yüksek olan abartılı hediyelerin, çocuğun öğrenme isteğine ve genel okul başarısına hiçbir olumlu katkı sağlamadığı unutulmamalıdır.
Ödevleri Tatilin Sonuna Bırakın
Ebeveynlerin tatilin temel amacının dinlenmek olduğunu unutarak süreci sadece ders telafisi gibi planlaması çocukları okuldan soğutuyor. Karnesi yetersiz olsa bile öğrencilere mutlaka dinlenme zamanı tanınmalıdır. Ders tekrarları, konu eksiklikleri ya da dönem arasında verilmiş olan ödevler varsa, bunlara tatilin hemen başında değil, bitimine yakın bir zamanda başlanması çocuğun yeni bilgilere karşı cesaretini ve yaşam kalitesini artıracaktır.




