Ailesinin evinde taban halıları dokunurken, o da küçük yaşta tezgâh başına geçti ve ilk el emeği ürünlerini ortaya koydu. Zaman içinde geleneksel dokuma sanatını modern tasarımlarla birleştirdi ve özellikle portre halı dokuma alanında kendisini geliştirdi. Bugün, Sivas’ta portre halı dokuyan tek kişi olduğunu belirten Mehmet Yüceyurt, sanatını yaşatmak için büyük çaba sarf ediyor.
Ancak mesleğinin geleceği konusunda endişeleri var. Eskiden her evde bir dokuma tezgâhı varken, günümüzde gençler bu sanata ilgi göstermiyor. “Bu işi Sivas’ta yapan tek kişi benim,” diyen Yüceyurt, sanatını öğretmek ve çırak yetiştirmek istese de, küçük dükkânında bunun mümkün olmadığını dile getiriyor.
Geleneksel sanat ve modern tasarımın buluşması
Yüceyurt’un sanatında en dikkat çeken noktalardan biri, geleneksel halı dokumacılığı ile modern tasarımları bir araya getirmesi. Sadece taban halılarıyla sınırlı kalmayarak, el dokuması kilimleri deriyle birleştirerek özel tasarım çantalar üretiyor. Önce kilimi dokuyup ardından deri üzerine yerleştiren Yüceyurt, bu sayede daha sıcak ve otantik bir görünüm elde ediyor. Bu özgün tasarımlar, el işçiliğine değer veren müşterilerin ilgisini çekiyor.
Ayrıca sadece geometrik motiflerle değil, portre çalışmalarıyla da halı dokumacılığında fark yaratıyor. Bu, klasik halı dokumaya göre çok daha zahmetli ve ince işçilik gerektiren bir süreç. “Normal taban halısını dokumak herkesin öğrenebileceği bir iş, ama bir portreyi halıya yansıtmak büyük bir ustalık istiyor,” diyen Yüceyurt, bu sanatı Türkiye’de yaygınlaştırmak için uğraşıyor.
Şu anda Sivas Kongre Binası’nın halıya işlenmiş bir versiyonu üzerinde çalışan usta, tarihi ve kültürel yapıları halıya yansıtmayı da amaçlıyor. Bunun yanında el emeği takılar tasarlayarak sanatı farklı alanlara da taşıyor. “Gördüğünüz her şey benim kendi tasarımım,” diyen Yüceyurt, tüm eserlerine kendi ruhunu kattığını belirtiyor.
Geleneksel el sanatları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
Günümüzde el dokuması halılara ve geleneksel sanatlara olan ilgi azalmış durumda. Seri üretim halıların piyasayı ele geçirmesiyle, el emeği ürünlere olan talep düşerken, bu mesleği öğrenmek isteyenlerin sayısı da giderek azalıyor. Yüceyurt, gençlerin bu alana yönlendirilmesi gerektiğini vurguluyor:
“Eskiden her evde bir tezgâh vardı, şimdi kimse dokumacılıkla ilgilenmiyor. Çırak almak istiyorum ama küçük dükkânım buna elvermiyor. Zaman zaman mesleği öğrenmek isteyenler oluyor, ancak sürdürülebilir bir eğitim ortamı sağlayamıyorum. Eğer destek görürsem, bu sanatı gelecek nesillere aktarmak isterim.”
El emeği göz nuru ürünlerin değerinin yeniden anlaşılması gerektiğini belirten Yüceyurt, sanatını yaşatmak için büyük bir mücadele veriyor. Sivas’ta portre halı dokuyan tek usta olarak, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlamaya devam ediyor. Ancak bu kıymetli mesleğin devam edebilmesi için gençlerin ve yetkililerin desteğine ihtiyaç duyuyor.
Gelenekle sanatı birleştiren Mehmet Yüceyurt’un hikâyesi, el emeğine verilen değerin azalmasıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok geleneksel ustanın sesi olmaya devam ediyor.