Sivas’taki Dikilitaşın Bilinmeyen Hikayesi
Sivas’ta bulunan ve bir mahalleye adını veren Dikilitaş, sıradan bir yapıdan çok daha fazlasını temsil ediyor. Şehrin hafızasında yer eden bu taşın arkasında, Osmanlı dönemine uzanan dikkat çekici bir olay yer alıyor. Bugün birçok kişi tarafından bilinen bu noktanın hikayesi, öğrenildiğinde şaşkınlık uyandırıyor.

Bir Sefer Öncesi Dikkat Çeken Olay
Osmanlı padişahı IV. Murat, 1637 yılında Bağdat Seferi öncesinde Sivas’ta konakladı. Okçuluğu ile tanınan padişah, Yukarı Tekke’de bulunan Abdulvahabi Gazi Türbesi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından camiden çıkan IV. Murat, silahtarı Melek Ahmet Ağa’dan aldığı kargıyı o sırada gökyüzünde uçan bir kartala doğru fırlattı. Bu hareketin, Bağdat’ın fethi için bir niyet ve sembolik bir güç gösterisi olduğu kabul ediliyor.
Menzil Nişanı Olarak Dikilen Taş
Fırlatılan kargının kartalı vurduğu ve düştüğü nokta, olayın ardından özel bir anlam kazandı. Bu nokta, dönemin önemli isimlerinden Kemankeş Mustafa Paşa tarafından menzil nişanı olarak işaretlendi. Bölgeye dikilen sütun, hem bu ilginç olayın bir hatırası hem de dönemin askeri ve kültürel anlayışını yansıtan bir simge haline geldi. Uzun yıllar boyunca bu taş, halk arasında anlatılan hikayelerle birlikte varlığını sürdürdü.
Günümüze Kadar Ulaşan Kültürel Miras
Zaman içerisinde ilk dikilen sütun ve üzerindeki yazıt kaybolsa da, bu tarihi olay unutulmadı. Sivas Belediyesi tarafından 2008 yılında yapılan düzenleme ile aynı noktaya yeniden bir dikilitaş yerleştirildi. Ardından 2025 yılında gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla yapı daha da görünür hale getirildi. Bugün Dikilitaş Mahallesi’nde bulunan bu simge, sadece geçmişte yaşanan bir olayın hatırası değil, aynı zamanda Sivas’ın kültürel kimliğinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Yüzyıllar öncesine dayanan bu hikaye, şehrin tarihine ışık tutmaya ve merak uyandırmaya devam ediyor.




