Saadet Partisi Sivas İl Başkanı Mehmet Zahit Tokgöz, Türkiye’de giderek derinleşen toplumsal güven sorununa dikkat çekerek, insanların birbirine güvenmekte zorlandığını, komşuluk ilişkilerinin zayıfladığını ve toplumsal bağların aşındığını söyledi.

Tokgöz, yaptığı açıklamada Türkiye’de toplumsal güven konusunda ortaya çıkan tablonun toplumun tüm kesimleri tarafından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Araştırmalara göre Türkiye’de insanlara güven oranının yalnızca yüzde 14 seviyesinde olduğunu ifade eden Tokgöz, vatandaşların yüzde 36,4’ünün “hiç güvenmiyorum” anlamına gelen sıfır puanı verdiğini, toplumun yüzde 62,7’sinin ise düşük güven aralığında bulunduğunu aktardı.

Tokgöz: 30 Yıllık Yuvalar Neden Dağılıyor?
Tokgöz: 30 Yıllık Yuvalar Neden Dağılıyor?
İçeriği Görüntüle

İnsanların karşısındaki kişinin dürüst davranıp davranmayacağı konusunda da ciddi bir tereddüt yaşadığını dile getiren Tokgöz, fırsat bulduğunda insanların kandırmaya mı yoksa dürüst davranmaya mı çalışacağı sorusuna verilen cevaplarda güvensizlik oranının yüzde 53,6 seviyesine ulaştığını kaydetti.

“Güven azalınca insanlar kendi çevresine çekiliyor”

Toplumsal güvenin azalmasının bireylerin sosyal ilişkilerini de doğrudan etkilediğini belirten Tokgöz, güven duygusunun zayıflamasıyla insanların aile, akraba, hemşehri ve tanıdık çevresine daha fazla yöneldiğini söyledi.

Tokgöz, “Tanıdığın var mı?” anlayışının liyakatin önüne geçmesinin toplumsal güveni daha da zedelediğini ifade ederek, adalet ve liyakat ilkelerinin toplumdaki güven duygusunun yeniden inşa edilmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.

Komşuluk ilişkileri güçlendikçe güven artıyor

Komşuluk ilişkileri ile toplumsal güven arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğuna dikkat çeken Tokgöz, araştırma sonuçlarının da bunu ortaya koyduğunu söyledi.

Tokgöz, komşularıyla haftada en az bir kez görüşen vatandaşlarda mahalleye güven oranının yüzde 36’ya çıktığını, komşularıyla yılda birkaç kez veya daha seyrek görüşenlerde ise bu oranın yüzde 18’e düştüğünü belirtti.

Gençlerin komşularına en az güvenen kesim olmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tokgöz, 55 yaş üzerindeki vatandaşlarda mahalledeki insanlara güvenenlerin oranının gençlerin neredeyse iki katına ulaştığını kaydetti.

Şehirleşmenin yalnızca binaların ve nüfusun büyümesi anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Tokgöz, aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede yaşayanların ise birbirlerinin sorunlarından haberdar olmadığı bir şehir hayatının sağlıklı olmadığını söyledi.

“Güvenin temeli ahlak ve adalettir”

Saadet Partisi olarak toplumsal güven meselesini yalnızca bireysel ilişkiler üzerinden değerlendirmediklerini ifade eden Tokgöz, güven duygusunun oluşabilmesi için adalet, liyakat ve hak temelli bir düzenin gerekli olduğunu söyledi.

Tokgöz, vatandaşların “Hakkımı ararsam adalet yerini bulur”, “Çalışırsam emeğimin karşılığını alırım” ve “Hak edersem o göreve gelirim” diyebildiği bir toplum düzeninin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Milli Görüş’ün “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışının günümüzde daha da önemli hale geldiğini belirten Tokgöz, ahlak çağrısının adaletten ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

Tokgöz, açıklamasını şu değerlendirmeyle sürdürdü:

“Toplumsal güveni yeniden tesis etmek istiyorsak; adaleti ve liyakati güçlendirmeli, aileyi korumalı, mahalle kültürünü yeniden canlandırmalı, gençlerimizin toplumsal hayata katılımını artırmalı ve insanlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmeliyiz.”

Tokgöz, toplumsal güvenin yeniden güçlendirilmesinin yalnızca siyasi kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, güven duygusunun yeniden inşa edilmesinin güçlü ve dayanışmacı bir toplum açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi