Sivas'ta on binlerce kitabın sessizce beklediği bir sahaf dükkanının rafları, aslında şehrin kültürel nabzını, ekonomik gerçeklerini ve nesiller arasındaki değişen öncelikleri fısıldıyor. Kitapların türü, kimler tarafından arandığı ve artık nelerin bulunamadığı, geleneksel ile modern hayat arasındaki makasın ne denli açıldığını gözler önüne seriyor.
Okuma Alışkanlıkları: Gelenek, Ödev ve Mecburiyet Üçgeni
Şehirdeki yetişkin nüfusun sığınağı, ağırlıklı olarak dini yayınlar. Bu durum, yerleşik kültürün ve manevi arayışın devam eden gücünü gösteriyor. Ancak sahneye gençler girdiğinde, tablonun rengi tamamen değişiyor. Lise sıralarındaki öğrenciler için kitap, bir keşif aracından çok, tamamlanması gereken bir ödev; bu nedenle romanlar revaçta. Üniversiteliler içinse durum daha da pragmatik: Kitap, dersi geçmek için bir araç. Dolayısıyla en çok arananlar, akademik ve ders kaynakları. Bu üç farklı talep, Sivas'taki okuma eyleminin "merak" ekseninden "mecburiyet" eksenine doğru kaydığını gösteren acı bir gerçek.
Bir Mesleğin Evrimi: Hazine Avcılığından Sınav Kitapçılığına
Asıl büyük devrim ise sahaflık mesleğinin ruhunda yaşanıyor. Bir zamanlar Osmanlıca el yazması gibi nadide bir eseri bulup satan ve onun geliriyle bir ay geçinen "hazine avcısı" sahaf figürü, artık Sivas'ta bir anıdan ibaret. Kültürel ve tarihi sermayenin İstanbul gibi metropollere çekilmesiyle, Anadolu'daki sahaflar bu değerli eserlerden mahrum kalmış durumda.
Bu boşluğu dolduran ise bambaşka bir kategori: Sınavlara hazırlık kitapları. Bir zamanların irfan yuvası olan sahaf dükkanları, şimdilerde geleceğini garanti altına almak isteyen gençlerin uğrak yeri haline gelmiş. Bu dönüşüm, romantik ve entelektüel bir uğraş olan sahaflığın, ayakta kalabilmek için nasıl pragmatik bir ticarete dönüşmek zorunda kaldığının en dokunaklı kanıtı.