Yeni Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, TÜRKŞEKER’in 2026-2027 üretim yılı için açıkladığı ton başına 3 bin 720 liralık şeker pancarı alım fiyatının üreticinin artan maliyetlerini karşılamadığını belirterek fiyatın yeniden düzenlenmesini istedi. Mazot, gübre, sulama ve işçilik giderlerindeki artışa dikkat çeken Karasu, mevcut fiyatın çiftçinin emeğinin karşılığı olmadığını savundu.

Türkiye genelinde tarımsal üretim maliyetlerinin yükseldiğini belirten Karasu, şeker pancarı üreticilerinin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade etti. TÜRKŞEKER tarafından açıklanan alım fiyatının, özellikle üretim giderlerini karşılamakta zorlanan çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını dile getiren Karasu, tarım politikalarının üreticinin koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Eylül 2025 ile Eylül 2026 arasındaki dönemde mazotun litre fiyatının 55,43 liradan 94,60 liraya yükseldiğini hatırlatan Karasu, bu artışın yüzde 70,7'ye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde DAP gübresinde yüzde 35,9, 20.20.0 gübresinde ise yüzde 38,6 artış yaşandığını aktaran Karasu, tohum, sulama ve işçilik giderlerinin de üreticinin yükünü artırdığını kaydetti.

Bakanlıktan Annelere İki Nakit Destek Kimler Nasıl Alabilir?
Bakanlıktan Annelere İki Nakit Destek Kimler Nasıl Alabilir?
İçeriği Görüntüle

Karasu’dan çiftçinin emeği için fiyat çağrısı

Açıklanan alım fiyatına tepki gösteren Karasu, üretim maliyetlerindeki yükseliş ile pancar fiyatı arasındaki farkın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, “Siz çiftçiyle, üreticiyle, bu toprağın emekçisiyle dalga mı geçiyorsunuz? Mazot yüzde 70 artmış, gübre fiyatları katlanmış; tohum, sulama ve işçilik giderleri yükselmiş. Siz kalkıp çiftçinin alınterine 3 bin 720 lira biçiyorsunuz. Açıkladığınız fiyata göre, çiftçinin 1 litre mazot alabilmesi için yaklaşık 26,5 kilo şeker pancarı satması gerekiyor. Çiftçinin emeği bu kadar ucuz değil!” dedi.

Çiftçinin yalnızca ürününü satabileceği bir fiyat değil, gelecek üretim döneminde de tarlasını işleyebilmesini sağlayacak bir gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayan Karasu, “Bu ülkenin sofralarına ekmeği, tarlalarına bereketi getiren çiftçidir. Yıllarca toprağını işleyen, borçlanarak üretmeye devam eden insanlara ‘üret ama kazanma’ diyemezsiniz. Çiftçinin alınterini yok sayarak Türkiye’nin tarımını, geleceğini ve gıda güvenliğini koruyamazsınız” ifadelerini kullandı.

Karasu, üreticinin artan masraflarına rağmen üretime devam etmeye çalıştığını ancak ürün satışından elde ettiği gelirle giderlerini karşılayamadığında gelecek yıl yeniden üretim yapmasının güçleşeceğini belirtti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için alım fiyatlarının gerçek maliyetler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.

9 yılda pancar üreticisi sayısı azaldı

Şeker pancarının tarım ve şeker sanayisi açısından stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karasu, üretici sayısındaki düşüşün de endişe verici olduğunu dile getirdi. Şeker Dairesi Başkanlığı verilerine göre, 2016 yılında 105 bin 460 olan pancar ekimi yapan çiftçi sayısı, 2025 yılında 76 bin 767'ye geriledi.

Bu düşüşün tarım politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunan Karasu, şeker fabrikalarının kapatılmasına ve nişasta bazlı şekerin piyasadaki genişlemesine de değindi. Üreticilerin giderek tarımdan uzaklaştığını belirten Karasu, “Rakamlar ortada. Üretici sayısı azalıyor, köyler boşalıyor, gençler tarımdan uzaklaşıyor. Siz hala bu tabloyu görmezden geliyorsunuz. Çiftçiyi üretimde tutacak politikalar yerine, onu borca ve çaresizliğe mahkum eden bir düzen kurdunuz” diye konuştu.

Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyelini koruması gerektiğini ifade eden Karasu, yerli üretimin desteklenmesinin önemine işaret etti. Karasu, “Yerli ve milli olmak tarlayı boş bırakmakla, çiftçiyi borçlandırmakla, üreticiyi ithalatın karşısında çaresiz bırakmakla olmaz. Yerli ve milli olmak; çiftçinin yanında durmak, üretimi desteklemek, alınterinin hakkını vermektir” dedi.

Şeker pancarı fiyatının yeniden değerlendirilmesini istedi

Karasu, Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulunarak şeker pancarı alım fiyatının güncel üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini talep etti. Üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle üretimden çekilmesinin Türkiye'nin tarımsal geleceği açısından risk oluşturduğunu belirten Karasu, çiftçinin korunmasının yalnızca üreticiyi değil, ülkenin gıda güvenliğini de ilgilendirdiğini söyledi.

Karasu, “Üreticisini koruyamayan bir ülke, sofrasını nasıl koruyacak? Çiftçisini toprağından koparan bir iktidar, bu ülkenin geleceğini nasıl güvence altına alacak? Tarım; günü kurtaracak bir sektör değil, Türkiye’nin milli güvenlik meselesidir. Çiftçinin alınteri üzerinden tasarruf yapamazsınız. Çiftçinin emeğini değersizleştirerek Türkiye’nin tarımını ayakta tutamazsınız. Pancar alım fiyatı, üreticinin gerçek maliyetleri ve emeği dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Çiftçi kazanacak ki üretsin; üretici ayakta kalacak ki Türkiye’nin sofrası bereketli olsun” ifadelerini kullandı.

Karasu, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, borç yükünden kurtulabildiği ve Türkiye'nin kendi tarımsal potansiyelini daha etkin kullanabildiği bir politika izlenmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi