Sivas’ta İsmail Güneş Basın Sitesi için alınan yıkım kararı, şehirdeki tarihi bir mesleğin son kalesini de sarsıyor. Yaklaşık 50 yıldır çekiç sallayan, ateşe ve dumana göğüs gererek kalaycılık yapan Adem Usta, şimdi dükkanını ay sonuna kadar boşaltmak zorunda olduğunu belirten Adem Usta," Nisan ayının 30’unda dükkanın boşaltılmasını istiyorlar. Bu işi devam ettirmemiz için istediğimiz yerde yapamıyoruz. Müstakil bir yer olması lazım apartman altı yerlerde yapılmıyor" dedi.

Gürültü ve Duman Yeni Bir Yer Bulmayı Zorlaştırıyor

Tahliye için kendisine tanınan sürenin sonuna hızla yaklaşan Adem Usta, mesleğini icra edebileceği yeni bir dükkan bulmakta büyük engellerle karşılaşıyor. Kalaycılığın doğası gereği sıradan ticarethanelerde veya apartman altlarında yapılamadığını vurgulayan tecrübeli isim, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getiriyor: "Gürültülü, dumanlı işlerimiz var. O yüzden müstakil olması lazım bunu da şehir merkezinde bulmak çok zor. Belediyemizin de bizlere kolaylık göstermesini talep ediyoruz." Şehir merkezinde bu ağır şartlara uygun, etrafa rahatsızlık vermeyecek bağımsız bir çalışma alanı bulmanın neredeyse imkansız hale gelmesi, yarım asırlık çekiç seslerinin susma ihtimalini her geçen gün daha da güçlendiriyor.

Sivas Belediyesi'ne Tarihi Çağrı

Ata yadigarı mesleğini sürdürebilmek için sokak sokak çareler arayan Adem Usta'nın en büyük umudu ise yerel yönetimler. Sivas Belediyesi'nden kendisine uygun, müstakil bir yer tahsis edilmesi veya yer bulma konusunda kolaylık sağlanması için destek bekliyor. Usta, bu çağrının sadece şahsi bir ticari kaygı olmadığını, aksine şehrin kültürel mirasını ve el sanatlarını koruma çabası olduğunun altını özenle çiziyor. Geleneksel zanaatların yaşatılması için belediyenin uzatacağı bir yardım eli, sadece bir esnafı değil, Sivas'ın tarihi bir değerini de ayakta tutacak.

"Biz Bırakırsak Kimse Kalmıyor"

Sivas genelinde kalaycılık zanaatının geldiği nokta ise gerçekten içler acısı bir durumda. Koskoca şehirde kendisi dışında bu işi yapan tek bir kişinin kaldığını belirten Adem Usta, o ismin de Eski Buğday Meydanı'nda 80 yaşında, daha çok vakit geçirmek için dükkanını açan ve ufak tefek işlerle uğraşan yaşlı bir usta olduğunu söylüyor. "Biz de bu işi bırakırsak Sivas'ta kalaycı kalmıyor" diyerek durumun ciddiyetini özetliyor. Geleneksel mutfak kültürünün vazgeçilmezleri olan bakır sinilerin, köylerde bulgur kaynatılan koca kazanların ve kışlık hazırlıkların sembolü kuşburnu leğenlerinin tamiratı, artık sadece bu hünerli ellerin inisiyatifine kalmış durumda.

242 Bin Kişi Geldi Ama Sivas Daha Fazlasını Hak Ediyor!
242 Bin Kişi Geldi Ama Sivas Daha Fazlasını Hak Ediyor!
İçeriği Görüntüle

Çırak Yetişmiyor, El Sanatları Yok Oluyor

Mekan sıkıntısının ötesinde, mesleğin kanayan en büyük yarası ise arkadan yeni neslin gelmemesi. Gençlerin bedensel efor gerektiren ve "kirli" olarak gördükleri bu işlerden uzak durması, kalaycılığın fişini çeken asıl etken. Devlet desteğinin bu noktada hayati bir önem taşıdığına dikkat çeken Adem Usta, sözlerini çok net bir mesajla noktalıyor: "Devlet desteği olursa 1 değil, 10 tane çırak yetiştirmek isterim. Mesleğin ileriye dönük olarak yaşaması ve bitmemesi şart. Şimdiki gençler bu tür işlerde çalışmak istemiyor ama el sanatlarının tükenmemesi şehrimiz için paha biçilemez bir değerdir." Adem Usta şimdi tezgâhını bir kez daha kurabilmek için o beklenen destek elini arıyor.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman