“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” 49:12
 
Kuranı kadimden bir ayet, başta bir ikaz “Zannın birçoğundan kaçının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır.” Zan, demiştir, söylemiştir, yapmıştır, kesin olup olmadığı bilmeden o kişi üzerinden uzun uzun fikir yürütmek. Bu işin sonu insanı paranoyaya sürükler. İnsanların sürekli olumsuz yönde kendisini konuştuğunu zan etme bu hal ile hallenen şahısları uyaran ALLAH. Çoğunda bir müneccim edası, insanlık hususunda kesilen faturalar.
İnsanlığın, kötü, kıskanç olduğunu belirten nezaketsiz paylaşımlar. Tüm insanlık hakkında bir kötü düşünce, ben sosyal medyadaki bu paylaşımlardan ziyadesi ile rahatsızım. ''İnsanlar çıkarcı'' insanlar işi düşünce arar sorar'' gibi hatır gönül bilmeyen paylaşımlar. Herkesin elinde bir ayna var. Gönlüne tutar ve aksedeni yazar aksedeni konuşur. Yapmış olduğum işten dolayı, öyle donanımlı işinde gücünde insanlarla sohbet ediyorum ki. Arada bir soruyorum “insan” diyorum, cevaplar şöyle geliyor: İnsan vefa ister. İnsan saygı ister. İnsan dediğimde öyle güzel bu boşluğu tamamlıyorlar ki. Bu insanlar işinde gücünde gönlü güzel insanlar. İşine gücüne bakmak yerine insanın üzerinden bu kadar yersiz paylaşım yapmak ne olumsuz bir davranış.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın! diyen Allah. Eleştirdiğin her mevzu ile imtihan olabileceğini bile bile, insanların kusurlarını konuşurken hazlar dorukta. Geçici süfli bir haz. Birbirinizin arkasından çekiştirmeyin! diyen Allah. Kulis yapmak hayattaki ana gaye gibi davranan bizler, tüm hususlarda haklı olduğumuza inanmışız bir kere. Haksız karşımızdaki, hep bizim hakkımız hukukumuz çiğnenmiş, hiç empati yapmayı denemeden geçmiş bir ömür. Yaşamı da yoruyoruz bu şekilde, bizimle yaşamı paylaşan her kim varsa onu da yoruyoruz. Tüm bunlara karşın naif ve nazik bir peygamberin sünnetlerini uygulamakla görevli olan ümmet, Makamı Mahmudun sahibi, tüm makamların yanında sönük kalacağı bir makamın Ahmedi.
Hangi konumda olursak olalım biz insanı iyi bilelim. İyi bildiklerimiz hürmetine tüm kötülüklerde iyi olur belki bu vesile ile. Hüsnü zan dolu bir hayat ümidi ve duasıyla.
Allah’ım kalbimizi iyileştir ve iyileri karşımıza çıkar. Biz insanı iyi biliriz.