17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti ancak o gece yaşanan acılar, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin hafızasında ilk günkü tazeliğini koruyor. Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde deprem sırasında oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan 70 yaşındaki Emine Cebeci, oğlunun enkazdan sağ çıkarılmasının ardından kendisinden haber alamayınca 4 yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanında evladını aradı.
17 Ağustos'ta enkazdan sağ çıktı, oğlunu bulmak için 18 mezar açtırdı#SONDAKİKA pic.twitter.com/WgWzHbWNh6
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) August 16, 2026
Cebeci, hastaneleri, emniyetleri ve morgları tek tek dolaştı. Oğlunun bulunması için verdiği hukuk mücadelesinin sonunda 18 mezarın açılmasını sağladı. Aradığı cevap ise yıllar sonra açılan mezarlardan birinde karşısına çıktı.
Deprem gecesi oğluyla enkaz altında kaldı
17 Ağustos 1999 gecesi Gölcük'teki evinde oğlu Serkan ile birlikte bulunan Emine Cebeci, büyük bir gürültüyle başlayan sarsıntının deprem olduğunu ilk anda anlayamadı.
Oğlunun astsubaylığı kazandığını ve ertesi sabah askeriyeye raporlarını götüreceğini belirten Cebeci, deprem başladığında oğlunun yanına gitmek istediğini ancak birkaç adım atamadan binanın yıkıldığını anlattı.

Cebeci, enkaz altında kaldığı anları, "Sağa sola çarpa çarpa, döndüre döndüre evimiz yıkıldı. Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık" sözleriyle anlattı.
Saatler boyunca enkaz altında kalan anne, bir süre oğlundan ses alamadı. Daha sonra Serkan'ın sesini duyan Cebeci, oğlunun yaşadığını öğrenince büyük bir umutla kurtarılmayı beklemeye başladı.
Oğlu enkazdan sağ çıkarıldı, ancak bir daha haber alınamadı
Depremin ardından yaklaşık 13 saat sonra Serkan enkazdan sağ olarak çıkarıldı. Yanında ailelerinin köpeği de kurtarıldı. Serkan, annesinin enkaz altında olduğunu söyleyerek bulunduğu yerden ayrılmak istemese de arkadaşının ısrarıyla Gölcük Askeri Hastanesi'ne götürüldü.
Emine Cebeci ise oğlundan yaklaşık üç saat sonra, saat 16.00 sıralarında enkazdan çıkarıldı.
Ancak hastaneye kaldırılan Serkan'dan daha sonra haber alınamadı.
Bir yıl boyunca tedavi gören Cebeci, ayağından 14 kez ameliyat geçirdi. Yaşadığı ağır sağlık sorunlarına rağmen aklındaki tek şey oğlunu bulmaktı.
"Ben Serkan'ı bulacağım" diyerek arayışa başlayan Cebeci, oğlunu kaybettiği yerde aramaya karar verdi.
4 yıl boyunca hastane, morg ve emniyetleri dolaştı
Gölcük'e döndüğünde kayıp kişilerin fotoğraflarını duvarlarda gören Cebeci, depremin ardından çok sayıda kişinin kaybolduğunu öğrendi.
Askeriyeden kendisine 18 kimsesiz kişinin defnedildiği bilgisi verildi. Mezarlardaki cenazelerin arasında oğlunun bulunabileceğini düşünen Cebeci, 18 mezarın da açılmasını istedi.
Bu talep, yıllar sürecek bir hukuk mücadelesinin başlangıcı oldu.
Cebeci, mezarların açılması için mahkemelere başvurdu. Davanın ilerleyebilmesi için gerekli işlemleri sürdürdü ve sonunda 18 mezarın açılmasını sağladı. Ancak bu süreç yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı kalmadı.
Cebeci, 4 yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanını dolaştı. Emniyetlere, hastanelere ve morglara gitti. Oğlunun fotoğraflarını yanında taşıdı. Kayıp ilanlarını takip etti, gazetelere ve televizyon programlarına başvurdu. Oğlunun hayatta olabileceğine dair umudunu hiç kaybetmedi.
"Benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı"
Yıllar süren arayışın ardından 18 mezar açıldı. Cebeci'nin yıllardır aradığı oğlu Serkan, açılan mezarlardan birinde bulundu.
Cebeci, oğlunun o mezarlardan birinden çıkmasını şöyle anlattı:
"Benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra."
Cebeci, mezarların yalnızca kendi oğlunu bulmak için açılmasını istemediğini, diğer kayıp ailelerinin de evlatlarına ulaşabilmesi için mücadele ettiğini söyledi.
Ancak yıllardır sağ olduğunu düşünerek aradığı oğlunun cenazesine ulaşmak, beklediği cevabı getirse de Cebeci'nin acısını sona erdirmedi.
"Çocuğumu sağ olarak göndermiştim"
Oğlunun hastaneye sağ olarak gönderilmesinin, Cebeci'nin yıllarca onun hayatta olduğuna inanmasına neden olduğunu belirtti.
"Çocuğumu sağ olarak göndermiştim, ben de onu her yerde sağ olarak arıyordum. Öldüğünü aklına bile getirmiyorsun" diyen Cebeci, 4 yıl boyunca kapısını da kapatmadığını anlattı.
Oğlundan bir haber gelebileceği umuduyla yaşadığını belirten Cebeci, sokak sokak dolaştığını, araçların içine baktığını ve oğlunun bir yerde hafızasını kaybetmiş halde yaşıyor olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Bakırköy'deki akıl hastanelerini dahi araştıran Cebeci, oğlunun fotoğrafını yurt dışına kadar gönderdi.
"1999 bizim için milattan önce ve milattan sonra gibi oldu"
17 Ağustos Depremi'nin hayatını ikiye böldüğünü ifade eden Emine Cebeci, yaşadığı acıyı "1999'dan önce bir hayatımız vardı, 1999'dan sonra başka bir hayata döndük" sözleriyle anlattı.
Deprem gecesi oğluyla birlikte enkaz altında kalan, ardından oğlunu sağ olarak hastaneye gönderen ve yıllarca ondan haber bekleyen Cebeci'nin mücadelesi, 4 yıl sonra açılan 18 mezardan birinde son buldu.
Ancak 17 Ağustos 1999 gecesinde başlayan acı, aradan 27 yıl geçmesine rağmen Cebeci'nin hafızasında ve yüreğinde ilk günkü gibi yaşamaya devam ediyor.






