Malatya Battalgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Reyyan Yüce Göllü, obezitenin yalnızca estetik ya da kilo sorunu olmadığını, metabolik ve hormonal dengeleri bozan ciddi bir hastalık olduğunu söyledi. Göllü, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üstü yetişkinlerde obezite oranının yaklaşık yüzde 32 olduğunu belirterek, “Bu oranla Avrupa’da ilk sıradayız. Neredeyse her üç kişiden biri obez” dedi.

Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal ya da aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını ifade eden Göllü, beden kütle indeksinin (BKİ) 30’un üzerinde olmasının obezite olarak sınıflandırıldığını aktardı. Bel çevresinin kadınlarda 88 santimetreyi, erkeklerde ise 102 santimetreyi aşmasının ciddi risk oluşturduğunu kaydetti.
Fazla kiloluluk ve obezitenin; hipertansiyon, tip 2 diyabet, hiperlipidemi, kalp-damar hastalıkları, inme ve bazı kanser türleri için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Göllü, temel nedenin tüketilen kalori ile harcanan kalori arasındaki dengesizlik olduğunu vurguladı. Yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar, büyüyen porsiyonlar ve fiziksel aktivite eksikliği obeziteyi artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Toplumda yaygın olan öğün atlama ve gece yeme alışkanlıklarının da kilo artışını tetiklediğini belirten Göllü, özellikle çocukluk çağı obezitesine karşı aileleri uyardı.
“Çocuklukta kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları yetişkin obezitesini önlemede kritik rol oynar. Ailelerin bilinçlenmesi çok önemli” diye konuştu.

Uzmanından Net Reçete: Küçük Ama Sürekli Değişim
Obezite tedavisinde tıbbi beslenme (diyet) tedavisi, egzersiz, davranış değişikliği, ilaç ve cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Göllü, kalıcı kilo kaybı için üç temel bileşene dikkat çekti: dengeli diyet, artan fiziksel aktivite ve davranış terapisi.
Uyku düzeni ve stres yönetiminin de sürecin başarısında önemli rol oynadığını ifade eden Göllü, kısa süreli şok diyetler yerine sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin esas alınması gerektiğini söyledi. Pratik önerilerini ise şu sözlerle sıraladı:
“Tabağımızın yarısı sebze, dörtte biri protein ve dörtte biri tam tahıl olsun. Şekerli içecekleri ve hazır gıdaları sınırlayalım. Gece yeme, öğün atlama ve aşırı porsiyonlardan kaçınalım. Küçük ama sürekli değişimler metabolizmayı iyileştirir ve uzun vadede kilo kontrolünü sağlar.”
Yetişkin bireylerde haftada en az 150-300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite önerildiğini hatırlatan Göllü, çocuk ve ergenlerde ise günde en az 60 dakika orta ve yüksek şiddetli aktivitenin önemine dikkat çekti. İlaç ve cerrahi tedavinin mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.





