SORU : Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması davalarına konu başlıkları olarak örneklendirme yapar mısınız ?
CEVAP: Cevaben örnek Yargıtay Kararlarını incelemek gerekirse ;
Dedikodu çıkarmak, eşine iftira etmek, eşiyle alay etmek, eşini aşağılamak, aile sırlarını açıklamak, eşe hakaret etmek, ailesi ile görüştürmemek,, ailesine hakaret etmek, başkasını sevdiğini söylemek, eşini sevmediğini söylemek, aşırı kıskançlık göstermek, bağımsız konut sağlamamak, cimri olmak, üvey çocuklara kötü davranmak, kumar oynamak, çalışıp eş ve çocuklarına bakmamak, evi sık sık terketmek, eşi evden kovmak, eşi dövmek, eşin hastalığı ile ilgilenmemek, cinsel ilişki kurmamak, dövmek için üzerine yürümek, çocukları aşırı şekilde dövmek, eşin akrabalarını dövmek, eşi yaralamak, sürekli alkol almak, eşi tehdit etmek, tedavi yerine üfürükçüye götürmek, eve habersiz karşı cinsten birini almak, tarikat toplantılarına katılmak, başkası ile yaşamak, güven sarsıcı davranışta bulunmak, kişisel temizliğe özen göstermemek, eşini sosyal ortamdan soyutlamak… gibi pek çok konu sıralanabilir.
SORU: Pratikte Düğünde takılan takılar konusunda husumet yaşanmakta mıdır ?
CEVAP: Müvekkillerimiz tarafından sıklıkla bize yöneltilen bir sorudur bu. Düğünde takılan takılar çoğu evlilikte sorun haline gelmektedir. Boşanma olmasa dahi kadının takılar konusunda mağduriyet yaşadığına dair sık sık şahitlik etmekteyiz.
SORU: Nedir bu mağduriyetler ?
Kocanın veya ailesinin düğünden sonra takılan takıları alması, veya kocanın takıları harcaması gibi sorunlar karşımıza pek çok defa çıkmaktadır.
SORU: Peki düğünde takılan takılar kime aittir?
CEVAP: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına baktığımız zaman düğünde takılan takıların kadına ait olduğunu söylemek mümkündür. Evlilik birliği içinde takılar harcanmışsa bunu koca ödemelidir.
SORU: Kocam evli kaldığımız süre zarfında çalışmama izin vermedi. Bu bir boşanma davası konusu olabilir mi ?
CEVAP: Yine Müvekkillerimiz ve başvurucular tarafından sıklıkla sorulan sorular arasında eğitim ve çalışma hayatına eşin mani olması durumu sorulmaktadır.
Ne yazık ki ataerkil Türk Toplum yapısında erkeklerin, bulunduğumuz modern çağa rağmen halen eşlerinin çalışmalarını ve eğitim görmelerini engellediklerine şahitlik ediyoruz.
Bu durum elbette ki bir boşanma davası sebebidir. Ancak bu durumun davaya konu olmasının yanı sıra konunun satır aralarına dikkat çekmek gerekirse;
Düşünün ki bir kadın 20’li yaşlarda liseden mezun olmadan evleniyor. Çocuk sahibi oluyor ve artık 40 yaşlarında, eğitimini tamamlamamış, iş hayatında tecrübe edinmemiş biridir..
Bunun üzerine evlilik hayatının da yolunda gitmediğini ve boşanmak istediğini varsayalım. Genel kanıya göre böyle bir kadın toplumda sosyo-ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durması oldukça güçtür. Kaldı ki üniversite mezunu, iş konusunda deneyimleri olan beyaz yakalıların bile çoğu zaman işsizlikle mücadele ettiğini düşünürsek, kadının kendini ve çocuklarını ayakta tutması bu durumda beklenemez.
Bu durumda ise, kadın dava açmaktan kaçmaktadır. Ve mutsuz bir evliliğe itilmektedir. Aslında bilinenin aksine, YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNİN 2004/14918 E. Sayılı kararına baktığımız zaman, eşin çalışmasına izin vermeyen koca TAM KUSURLUDUR. Dolayısıyla kadının bu yönde açtığı davanın kabulüne karar verilirken, koca tam kusurlu olduğu için, ekonomik durum araştırması yapıldıktan sonra, kadına ve çocuklara nafakaya hükmedilebileceği gibi aynı zamanda kadının bu yöndeki TAZMİNAT TALEPLERİ DE KABUL EDİLEBİLİR.
SORU: Eşimden şiddet görüyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz ?
CEVAP: 2012 yılında Ailenin Korunması Ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Yürürlüğe girmiştir. Bilinenin aksine yaygın olarak elbette ki kadına yönelik şiddet söz konusu olsa da, nadiren de olsa erkeklerinde eşleri tarafından şiddet gördüğüne ve bu yönde koruma talepleri olduğuna şahitlik etmekteyiz. Dolayısıyla belirtmek gerekir ki cinsiyet ayrımı yapılmaksızın, koruma kararı talep edilebilir.
Ancak bu konuda adım adım tavsiye vermek gerekirse, diyelim ki bir kadın eşinden şiddet görüyor. Öncelikle derhal, en yakın devlet hastanesine giderek DARP RAPORU alınmalıdır. Bu darp raporu ile beraber en yakın KOLLUK BİRİMİNE ŞİKAYETTE BULUNULABİLİR.
Bunun yanı sıra davayı açtım ancak davayı açarken koruma kararı talep etmemiştim diyen mağdurlar için ise, aynı aile mahkemesinden avukatlarının hazırlayacağı dilekçe ile başvurarak MAHKEMEDEN KORUMA KARARI TALEP ETMEK MÜMKÜN.
SORU: Mahkemeden ne kadar süre sonra koruma kararı çıkar ?
CEVAP: Burada şiddet görenin daha fazla mağdur olmasını önlemek amacıyla başvuru tarihinden itibaren gecikmeksizin Hakim gerekli Koruma Kararını verecektir.
SORU: Koruma kararının ihlalinin sonuçları nelerdir?
CEVAP: Koruma tedbiri kararının ihlal edilmesi halinde, 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi kararı verilebilir. Ayrıca her ihlalin her tekrarından verilecek zorlama zorlama hapsi süresi 15 günden 30 güne kadar uzayacaktır. Bu da karşı tarafı caydırıcı bir yaptırımdır.
SORU: Şiddet Gördüğüm için eşim ceza alır mı ?
CEVAP: Aslında bu husus sadece boşanma davasına konu teşkil etmez. Ceza davası konusunu da oluşturur. Ve bu anlamda TCK bize cevap vermektedir.