Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğunda Yeşilhisar’daki bir çay kenarında çamurla oynamaya başladığı o ilk merakı, bugün akademik bir başarıya dönüştürdü. Yıllarca seramik sanatına emek veren ancak kendi atölyesini kurmak için sabırla bekleyen Cihan, tam 26 yılın sonunda profesyonel seramik fırınına kavuştu. Ev alımıyla birlikte odaları birleştirerek kendisine tam teşekküllü bir çalışma alanı yaratan sanatçı, artık sanatını dışarıdaki bir atölyede değil, evinin sıcaklığında icra ediyor.
Erciyes ve Kapadokya’nın Kadınlarla Dansı

Eserlerinde oldukça derin bir temayı işleyen Nurcihan Cihan, "Kapadokya Kadınları" serisiyle dikkat çekiyor. Erciyes Dağı’nın milyonlarca yıl önceki patlamasından kalan tüfleri, zamana ve zorluklara direnen kadın figürleriyle özdeşleştiren sanatçı, Avanos toprağına adeta can veriyor. Kadının bugünkü direnişini sanatsal bir dokunuşla yorumlayan Cihan, her eserinde farklı bir hikaye anlatarak Anadolu’nun kadim geçmişini modern formlarla buluşturuyor.
Bir Oda Mesafesinde Gelen Büyük Özgürlük

Sanatını eve taşımanın en büyük avantajını "özgürlük" olarak tanımlayan Cihan, ilhamın geldiği her an çalışma masasına geçebiliyor. Sürecin önce deftere yapılan çizimlerle başladığını belirten sanatçı; yoğurma, şekillendirme ve en heyecanlı aşama olan fırınlama sürecini titizlikle takip ediyor. Gecenin bir vakti fırınını kontrol edebilmenin lüksünü yaşayan Nurcihan Cihan, sadece sanatçılara değil, el sanatlarına meraklı olan herkese üretmenin iyileştirici gücünü tavsiye ediyor.





