Eşimle birlikte markette alış veriş yapıyoruz. Süt alalım, yumurta alalım, derken bir baba kızın konuşmasına şahitlik ediyorum. İki küçük kız heyecanla rafların önünde dolaşıyor. Babanın elinde liste, belli ki listesinin dışına çıkmaması gerekiyor. Kızlardan kıvırcık saçlı, renkli gözlü olan bir küçük kutu tatlı aldı "baba ne olur bunu alalım mı?" dedi. Babası baktı "boşver 8 tl" dedi. Sonra alışverişe devam ettiler. Saçları biraz dökülmüş ayakkabıları eskimiş baba döndü ''Babanız size kurban olur'' dedi ve sarıldı. Benim yanımdan geçerken bir kaç cümle ile minik kıza gülümsedim.

Bir çok şey geçti zihnimden ah dünya dedim, herkesin alım gücü olsa çocuğu bir şey istediğinde yok demek zorunda kalmasa. Hayatınızın hiçbir evresinde yokluk ile kucak kucağa yürümediyseniz kimseyle empati yapamayacaksınız bellki yapsanızda, çok yavan kalacak.

Geçmişten bana anlatılan bir yokluk hikayesi daha geliyor dimağıma:

Her gün sabah kalkıp komşudan 3 yumurta alıyordum bazende param olmaz veresiye alırdım, biraz un, yoğurt, çörek yapardım çay yapardım çoçuklarla yerdik. Büyük oğlum bir gün ''anne biz neden güzel şeyler yemiyoruz" dedi. "Nedir oğlum güzel şey" dediğimde "arkadaşım her gün helva ve peynir getiriyor" dedi. Şimdi bu annenin maddi durumu gayet iyi olsa da bu anı düğüm düğüm olmuş boğazında anlatamaz ağlar. Biliyormusunuz  dışarda bir yemek yememiş, restoranta gitmemiş çocuklar var yanı başımızda. Neyseki burası dünya biliyoruz ki imtihan yeri.

Lakin kimi yoklukla kimi varlıkla sınanacak, arada kız çocuklarına tatlı erkek çocuklarında peynirle helva hediye edin tüm çocuklar gülsün. Çocukları güldüren lere büyük  müjde!  Ferah cenneti ile mükafatlandırılacaklar.

Ya çocuklar gülsün yada kopsun kıyamet.

Bir sonra ki yazı da buluşmak üzere.