Murat Çeri, Bir Adam Yaratmak filmini Sivas’ta anlattı
Murat Çeri, Bir Adam Yaratmak filmini Sivas’ta anlattı
İçeriği Görüntüle

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, sadece taş işçiliğiyle değil, aynı zamanda mühendislik harikası akustiğiyle de dünyada eşi benzeri olmayan bir yapı. Sekiz yüzyıl önce mimarlar tarafından özel olarak tasarlanan bu yapı, sesin dört bir köşeye aynı tınıyla fakat farklı bir estetikle yayılmasını sağlıyor. Bu mimari deha, zamanında suyun dinlendirici sesini tüm binaya homojen bir şekilde dağıtarak, akıl hastalıklarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği bir şifa merkezine dönüşmesini mümkün kıldı.

Taşlarda Yankılanan Gazel

Bu büyüleyici atmosferin içine misafir olan Sivaslı gazelhan Fehmi Buzsun, tarihi darüşşifanın merkezinde suyun sesiyle buluşan bir performansa imza attı. Buzsun’un okuduğu gazel, yapının kendine has akustik yapısı sayesinde tüm kubbelere yayılarak dinleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Fehmi Buzsun’un sesinin taş duvarlardaki yankısı, geçmişin şifa dolu günlerini adeta bugüne taşıyarak dinleyicileri mistik bir yolculuğa çıkardı.

Sesin ve Suyun Şifalı Birleşimi

Divriği Ulu Camii’nin içinde yankılanan bu eşsiz ses, geçmişin modern tıp ile nasıl barışık olduğunu da bir kez daha kanıtlıyor. Suyun şırıltısı ile gazelin nidasının birbirine karıştığı o anlarda, yapının akustik kusursuzluğu tüm netliğiyle hissedildi. Fehmi Buzsun’un performansı, bu kadim eserin sadece bir ibadethane ya da şifa merkezi değil, aynı zamanda sesle ruhun buluştuğu bir sanat alanı olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Tarihin Mirasına Sesli Dokunuş

Sivaslılar ve ziyaretçiler için bu özel performans, Divriği’nin büyüleyici dokusunu keşfetmek adına eşsiz bir fırsat oldu. Gazelhanın sesinden dökülen nağmeler, yapının estetik mimarisiyle birleşerek tarihin tozlu sayfalarından gelen bir huzur atmosferi yarattı. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, akustiği ve hikayesiyle bugün hala ziyaretçilerini büyülemeye, müziğin ve suyun birleşimiyle gönüllere şifa olmaya devam ediyor. Bu özel günü deneyimleyenler, Divriği’nin neden "Taşların Müziği" olarak adlandırıldığını bir kez daha derinden hissetti.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman