Sivaslı Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, geleneksel lezzetlerin sağlıklı beslenme düzeninde de yer alabileceğini belirterek, “Diyet, insanın hayatına uymalı. İnsan hayatını diyete uydurmak zorunda kalmamalı” dedi. Uçar, Altınyayla’nın meşhur cırt köftesini örnek göstererek porsiyon kontrolü ve sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekti.
Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, Bizim Sivas İnternet Editörü Gülşah Akkaş Yaman’a yaptığı özel açıklamalarda, sağlıklı beslenme sürecinde yöresel yemeklerin ve kültürel alışkanlıkların önemini anlattı. Sivas’ın Altınyayla ilçesine özgü cırt köfteden yola çıkan Uçar, diyet yapmanın sevilen yemeklerden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurguladı.
Cırt Köfte Sadece Bir Yemek Değil, Kültürel Bir Miras
Sivaslı ve Altınyaylalı olduğunu belirten Uçar, yörede Tonus köftesi olarak da bilinen cırt köftenin özellikle düğünlerde, kalabalık sofralarda ve misafir ağırlarken önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Bulgur ve etle hazırlanan dış harcının içerisinde iç yağ bulunan cırt köftenin, pişirme sırasında kendine özgü lezzetini kazandığını anlatan Uçar, bu geleneğin Altınyayla’daki köy düğünlerinde yaşatılmaya devam ettiğini söyledi.
“Yaklaşık bir ay önce sevgili Sevda'nın düğününe katıldığımda da Türkan teyzemin ellerinden çıkan cırt köfteden yedim. Ardından sosyal medyada bu köfteyi paylaşarak, oldukça yağlı bir yöresel yemeğin bile doğru planlandığında beslenme düzeninin bir parçası olabileceğini anlattım.” diyen Uçar, sağlıklı beslenmeye bu anlamda dikkat çekti.
“Diyet Yapmak Sevdiğimiz Yemeklerden Vazgeçmek Değildir”
Günümüzde diyet denildiğinde birçok kişinin aklına yalnızca salata, avokado ve chia tohumu gibi besinlerin geldiğini belirten Uçar, sağlıklı beslenmenin kişinin kendi mutfağından ve alışkanlıklarından uzaklaşması olarak algılanmaması gerektiğini söyledi.
Sivas mutfağındaki kuru fasulye, pilav, sulu köfte, mantı ve içli köfte gibi yemeklerin de uygun koşullarda beslenme planına dahil edilebileceğini ifade eden Uçar, önemli olanın besinleri tamamen yasaklamak değil, doğru porsiyon ve tüketim sıklığını belirlemek olduğunu kaydetti.
Meslek hayatında katı diyetler nedeniyle sevdiği yemeklerden uzak kalan kişilerle karşılaştığını belirten Uçar, bazı danışanlarının geleneksel yemekleri yeniden beslenme planlarında görebilmesinin kendileri için duygusal bir anlam taşıdığını dile getirdi. Uçar, “Diyet, insanın hayatına uymalı. İnsan hayatını diyete uydurmak zorunda kalmamalı” sözleriyle sürdürülebilir beslenmenin önemini ortaya koydu.
Cırt Köfte Diyet Listesinde Yer Alabilir mi?
Yağ oranı yüksek olan cırt köftenin her gün tüketilmesini önermediğini belirten Uçar, bu tür yöresel lezzetlerin özel günlerde ve uygun porsiyonlarda tüketilebileceğini ifade etti. Kişinin sağlık durumu ve beslenme gereksinimleri dikkate alınarak porsiyonun ayarlanabileceğini söyleyen Uçar, yemeğin yanında salata ve uygun miktarda ayran tercih edilebileceğini belirtti.
Ancak salata ve ayranın köftenin içerdiği yağı ortadan kaldırmadığının altını çizen Uçar, asıl önemli olanın porsiyon kontrolü, tüketim sıklığı ve genel beslenme dengesi olduğunu vurguladı. Uçar, sağlıklı beslenmenin tek bir öğün üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
“Diyet Bozulmaz, Diyete Devam Edilir”
Beslenme sürecinde katı yasakların kişilerde suçluluk ve başarısızlık duygusu oluşturabileceğine dikkat çeken Uçar, danışanlarına yalnızca bir beslenme listesi sunmak yerine, hayatın içinde doğru seçimler yapabilme becerisi kazandırmayı hedeflediğini söyledi.
Yakın zamanda bir danışanıyla yaptığı görüşmeyi de paylaşan Uçar, danışanının beslenme listesinde bulunmayan bazı yiyecekleri tükettiğinde başlangıçta kendisini suçladığını anlattı. Ancak Uçar’ın sosyal medyada paylaştığı Tonus köftesi ve gözleme örneklerini hatırlayan danışan, süreci tamamen bırakmak yerine temel beslenme alışkanlıklarına dikkat ederek devam etti.
Danışanının kendisine, “Süheyla Hanım, sizin hep söylediğiniz bir şey var: Diyet bitmez, diyet bozulmaz, diyete devam edilir” dediğini aktaran Uçar, görüşmede danışanının hedeflerine doğru ilerlemeyi sürdürdüğünü görmenin kendisini mutlu ettiğini ifade etti.
Uçar’a göre bu sürecin en önemli kazanımı yalnızca hedeflere yaklaşmak değil, kişinin bir öğünde farklı bir besin tükettiğinde kendisini başarısız ilan etmemesi ve sağlıklı alışkanlıklarını sürdürmeyi öğrenmesi.
“Diyet Bir İrade Savaşı Değil, Bir Öğrenme Sürecidir”
Beslenmenin yalnızca fizyolojik bir ihtiyaç olmadığını belirten Uçar, yemek yemenin sosyal, kültürel ve psikolojik boyutları da bulunduğunu hatırlattı. Düğünlerde sevdikleriyle aynı sofrayı paylaşmanın, aile yemeklerini tüketmenin ve çocukluktan gelen lezzetleri yeniden tatmanın yaşamın önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Her besinin herkes için aynı şekilde uygun olmayacağını da vurgulayan Uçar, kişinin sağlık durumunun, hastalıklarının, beslenme gereksinimlerinin ve hedeflerinin değerlendirilerek kendisine özgü bir plan hazırlanması gerektiğini söyledi.
Başarılı bir diyetin yalnızca belirli bir süre kilo vermeyi sağlamaktan ibaret olmadığını belirten Uçar, asıl amacının danışanlarının düğünde, misafirlikte, tatilde ve günlük yaşamda doğru beslenme kararlarını verebilmelerini sağlamak olduğunu dile getirdi.
Sivas’ın yöresel lezzetlerinden Tonus köftesi üzerinden önemli bir mesaj veren Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Diyet yaparken kendi kültürünüzden, geleneklerinizden, sevdiğiniz yemeklerden ve sosyal hayatınızdan vazgeçmek zorunda değilsiniz. Doğru porsiyonu, dengeyi ve sürdürülebilir beslenmeyi öğrenmek zorundasınız. Çünkü diyet bir irade savaşı değil, bir öğrenme sürecidir.”






