Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan değişimler, günlük yaşam alışkanlıklarını da etkiliyor. Özellikle Sivas gibi gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkının belirgin olduğu şehirlerde, soğuyan havalarla birlikte solunum yolu enfeksiyonları daha sık gündeme geliyor. Bu dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli miktarda alınması önem taşıyor.

Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, sonbahar ve kış aylarında beslenmede dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşarak su tüketiminden vitamin ve mineral alımına, turşu tüketiminden duygusal açlığa kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Soğuk havalarda su tüketimi ihmal edilmemeli

Havaların soğumasıyla birlikte su içme isteğinin azalabildiğini belirten Uçar, vücudun su ihtiyacının yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmadığını hatırlattı. Gün içerisinde yeterli sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade eden Uçar, soğuk su içmekte zorlananların ılık suyu tercih edebileceğini kaydetti.

Günlük sıvı ihtiyacının yaş, kilo, fiziksel aktivite ve sağlık durumuna göre değişebildiğine dikkat çeken Uçar, sağlıklı yetişkinlerde kilogram başına yaklaşık 30-35 mililitre hesabının yol gösterici olabileceğini belirtti. Ancak bu hesabın kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunanların doktorlarının önerilerine uyması gerektiğini vurguladı.

Dengeli beslenme bağışıklığın desteklenmesinde önemli

Bağışıklık sistemini desteklemek için öncelikle yeterli ve dengeli beslenmeye önem verilmesi gerektiğini belirten Uçar, hiçbir besinin tek başına hastalıklardan koruma garantisi sunmadığını ifade etti.

Sonbahar ve kış aylarında balık, kuru baklagiller, yumurta, tavuk, et, süt, yoğurt ve kefir gibi besinlerin kişinin ihtiyaçlarına uygun şekilde tüketilmesini öneren Uçar, mercimek, nohut ve kuru fasulyenin bitkisel protein ve lif açısından değerli kaynaklar olduğunu dile getirdi.

Karbonhidratların da beslenmenin önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Uçar, sağlıklı beslenmek amacıyla bu besin grubunun tamamen çıkarılması yerine tam tahıllar, bulgur ve yulaf gibi lif içeriği yüksek kaynakların uygun miktarlarda tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Turşu, salatanın yerini tutmuyor

Kış sofralarında turşu tüketiminin arttığına dikkat çeken Uçar, turşunun taze sebzelerin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Taze sebzelerin vitamin, mineral ve lif alımına katkı sağladığını belirten Uçar, turşuların ise yüksek miktarda tuz içerebildiğini hatırlattı.

Doğal fermantasyonla hazırlanan bazı turşuların yararlı mikroorganizmalar içerebildiğini ifade eden Uçar, buna rağmen turşunun tek başına bağışıklığı güçlendirdiği düşüncesinin doğru olmadığını kaydetti. Özellikle tansiyon problemi yaşayanların turşu tüketiminde tuz miktarına dikkat etmesi gerektiğini belirten Uçar, salatanın sofralardan eksik edilmemesini önerdi.

Mevsim sebze ve meyvelerine sofralarda yer açılmalı

Sonbahar ve kış aylarında portakal, mandalina ve kivi gibi C vitamini kaynaklarının yanı sıra kırmızı biber, brokoli ve maydanoz gibi sebzelerin de beslenmede yer alması gerektiğini belirten Uçar, nar, böğürtlen ve kuşburnu gibi farklı renklerdeki meyvelerin de beslenmeye çeşitlilik kattığını ifade etti.

Soğuk havalarda şekersiz kuşburnu çayının tercih edilebileceğini kaydeden Uçar, besinlerin içeriğinin hazırlama ve tüketim koşullarından etkilenebileceğini hatırlattı. Önemli olanın tek bir besini fazla tüketmek değil, farklı sebze ve meyvelere düzenli olarak yer vermek olduğunu vurguladı.

Sivasspor, Boluspor karşısında seriyi sürdürmek istiyor
Sivasspor, Boluspor karşısında seriyi sürdürmek istiyor
İçeriği Görüntüle

D vitamini takviyesi kişiye özel değerlendirilmeli

Sonbahar ve kış aylarında güneş ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini açısından önem taşıdığını belirten Uçar, D vitamininin kemik sağlığının yanı sıra bağışıklık sisteminin normal işleyişinde de rol oynadığını ifade etti.

D vitamini takviyelerinin herkes tarafından aynı dozda kullanılmasının doğru olmadığını kaydeden Uçar, eksiklik riski taşıyan bireylerin doktorlarına danışarak gerekli değerlendirmeleri yaptırması gerektiğini belirtti. Vitamin ve mineral takviyelerinin sağlıklı beslenmenin yerine geçmediğini de hatırlattı.

Duygusal açlıkla fiziksel açlık birbirinden ayrılmalı

Günlerin kısalması ve havanın erken kararmasının ruh hâlini ve yeme isteğini etkileyebileceğine dikkat çeken Uçar, bazı durumlarda fiziksel açlık olmadığı hâlde kişinin kendisini daha iyi hissetmek için yemek yemeye yönelebildiğini ifade etti.

Özellikle tatlı ve hamur işlerine yönelmenin arttığı dönemlerde duygusal açlığın farkına varmanın önemli olduğunu belirten Uçar; müzik dinlemek, dostlarla sohbet etmek, sosyal aktivitelere katılmak ve kısa yürüyüşler yapmak gibi alternatiflerin değerlendirilebileceğini kaydetti.

“Sağlıklı beslenmenin mevsimi olmaz”

Sağlıklı beslenmenin yalnızca hastalıklardan korunmak veya kilo vermek amacıyla belirli dönemlerde uygulanacak bir alışkanlık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, asıl hedefin dengeli beslenmeyi günlük yaşamın bir parçası hâline getirmek olduğunu belirtti.

Uçar, sonbahar ve kış aylarında yeterli su tüketimine dikkat edilmesi, mevsim sebze ve meyvelerinin tercih edilmesi ve bütün besin gruplarına dengeli şekilde yer verilmesinin uzun vadeli sağlıklı yaşam alışkanlıkları açısından önem taşıdığını ifade etti.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman