Sivas Kent Merkezi'nin yoğun kalabalığında, her gün binlerce insanın adımladığı caddelerin hemen yanı başında derin bir tarih yatıyor. Tarihi Aliağa Camii, yalnızca bir ibadethane olarak hizmet vermekle kalmıyor, aynı zamanda bağrında barındırdığı önemli şahsiyetlerle şehrin kültürel hafızasını ayakta tutuyor.

Aliağa Camii Avlusundaki Fark Edilmeyen 4 Mezar

Sivas’a Çağ Atlatan O İsmin Adı Sivas'taki Birçok Noktada Yaşatılıyor!
Sivas’a Çağ Atlatan O İsmin Adı Sivas'taki Birçok Noktada Yaşatılıyor!
İçeriği Görüntüle

Caminin arka bahçesinde yer alan ve yoldan geçen birçok kişinin fark etmediği dört mezar, kentin ve ülkenin köklü geçmişine ışık tutuyor. Yanından habersizce geçip gidilen bu mezar taşları, Türk edebiyat tarihinin en duygu yüklü sayfalarını günümüze taşıyor.

Peyami Safa’nın Babası Şair İsmail Safa Efendi Sivas'ta

Bu bahçede ebedi istirahatgahında bulunan en mühim isim, Türk edebiyatının güçlü kalemi Peyami Safa’nın babası Şair İsmail Safa Efendi olarak öne çıkıyor. "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve "Cingöz Recai" gibi ölümsüz eserleri kaleme alan usta yazarın kökleri, Sivas'taki bu sessiz cami bahçesine kadar uzanıyor.

Hüzünlü Hikaye Ve 2026 Yılında Süren Ziyaretler

Mezar taşındaki kayıtlara göre 1901 yılında vefat eden İsmail Safa Efendi, oğlunun doğumundan iki yıl sonra hayata gözlerini yumarak Sivas topraklarına emanet edildi. Peyami Safa henüz iki yaşında yetim kalırken, babasının mezarı ve bulunduğu tarihi Aliağa Camii'nin yerini bilen edebiyatseverler ile vatandaşlar, 2026 yılında da bu anlamlı kabri zaman zaman ziyaret etmeyi sürdürüyor.

Muhabir: Selim Çetinkaya