Sosyal güvenlik mevzuatında 1999 yılında gerçekleştirilen köklü değişiklikler, sigortalı çalışanlar arasında uzun yıllardır devam eden derin bir adaletsizlik hissi doğurdu. Özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar olarak bilinen düzenlemenin hayata geçirilmesiyle birlikte, sadece 1 gün ya da birkaç aylık sigorta girişi farkıyla emeklilik hakkını 17 ila 20 yıl rötarla elde etmek zorunda kalan devasa bir kitle ortaya çıktı. Çalışma hayatında aynı koşullarda ter döken ancak takvim yapraklarının getirdiği ufak farklar yüzünden yıllarca beklemek zorunda kalan bireyler, bu durumun sosyal adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak seslerini duyurmaya çalışıyor.

Sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999 sonrası olan vatandaşlar, EYT kapsamına dahil edilmedikleri için emeklilik yaşının bir anda yükselmesiyle karşı karşıya kaldı. Çalışma hayatının içinde aktif olarak yer alan milyonlarca kişi, prim gün sayısını doldurmuş olmasına rağmen yaş şartına takıldığı için sistemin dışında kalıyor. Bu durum hem çalışanlar arasında psikolojik bir yıpranmaya neden oluyor hem de işgücü piyasasındaki verimliliği olumsuz etkiliyor. Sosyal güvenlik uzmanları, bu denli geniş bir kitlenin mağduriyet algısının uzun süre sürdürülemeyeceğini ve konunun toplumsal bir beklentiye dönüştüğünü vurguluyor.

Sosyal Güvenlik Uzmanının Kademeli Model İçin Öngördüğü Takvim

Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanında yaptığı analizlerle tanınan Sosyal Güvenlik Kurumu Başuzmanı İsa Karakaş, kamuoyunun merakla takip ettiği kademeli emeklilik konusuna dair son derece kritik değerlendirmelerde bulundu. Kademeli emeklilik sisteminin sanılanın aksine sadece bir temenni ya da uzak bir ihtimal olmadığını belirten deneyimli uzman, bu reformun kaçınılmaz bir şekilde uygulanacağını ifade etti. Karakaş, takvim konusunda ise oldukça net bir sınır çizerek, beklenen düzenlemenin 2027 yılından önce yürürlüğe girmesinin mümkün görünmediğini dile getirdi.

Uzman isim, bahsi geçen tarihin sosyal güvenlik sisteminin mevcut aktüeryel dengeleri ve ülkenin ekonomi politikaları göz önüne alınarak belirlendiğini vurguluyor. 2027 yılından sonra konunun resmi olarak gündeme alınmasının kaçınılmaz olacağını aktaran Karakaş, hükümetin ve ilgili bakanlıkların bu konudaki tablodan tamamen haberdar olduğunu savundu. Siyaset kurumunun ve sosyal güvenlik bürokrasisinin, çalışanlardan gelen bu yoğun talebi tamamen yok saymasının mümkün olmadığını belirten Karakaş, doğru zaman geldiğinde kademeli geçiş formülünün meclis gündemine taşınacağını kaydetti.

Kira sözleşmelerinde e-Devlet zorunluluğuna doğru
Kira sözleşmelerinde e-Devlet zorunluluğuna doğru
İçeriği Görüntüle

Milyonlarca Çalışanı Doğrudan Etkileyen Dev Kapsam Ve Mali Tablo

Kademeli emeklilik düzenlemesi sadece belli bir kesimi kapsayan dar ölçekli bir çalışma olmaktan çok uzak bir profil çiziyor. İsa Karakaş tarafından paylaşılan verilere göre, doğrudan bu düzenlemeyi bekleyen ve sigorta girişi 1999 ile 2008 yılları arasında olan çalışan sayısı 4.000.000 kişiyi aşmış durumda. Bu rakama erkek çalışanların yaptığı askerlik borçlanması ve kadın çalışanların doğum borçlanması gibi haklar eklendiğinde, etkilenen nüfus neredeyse her aileye ulaşıyor ve kapsama alanı katlanarak büyüyor.

Mali boyut açısından bakıldığında ise kademeli emeklilik modelinin, geçmişte uygulanan EYT düzenlemesi gibi ekonomiye aniden yük binecek bir yapıda olmadığı ifade ediliyor. EYT çıktığında 2.250.000'den fazla kişi aynı anda emeklilik hakkı kazanmış ve Hazine üzerinde devasa bir nakit akışı baskısı oluşturmuştu. Kademeli modelde ise yaş ve prim şartları yıllara yayılacağı için, sisteme girecek olan emekli sayısı zamana dağılacak. Bu durum devlet bütçesi üzerindeki yükün anlık olarak fırlamasını engelleyecek ve aktüeryel dengenin korunmasına imkan tanıyacak.

Devletin Üst Kademesinde Yapılan Aktüeryal Hesaplamalar Ve Gelecek Formülü

Sosyal güvenlik kulislerinden edinilen bilgilere göre, kademeli emeklilik meselesi devletin karar alma mekanizmalarında uzun süredir takip edilen konular arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı düzeyinden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına kadar tüm ilgili birimlerin, 1999 sonrası sigortalıların durumuna hakim olduğu ve gerekli aktüeryal simülasyonları hazırlattığı belirtiliyor. Devletin ilgili organları, bir yandan bütçe disiplinini korumayı hedeflerken diğer yandan çalışanların adalet talebini karşılayacak esnek formüller üzerinde duruyor.

Gelecekte uygulanması beklenen formülün temelinde, emeklilik yaşının sigorta başlangıç yılına göre adil bir şekilde basamaklandırılması yatıyor. Örneğin 2000 yılında işe giren bir çalışan ile 2005 yılında işe giren bir çalışanın emeklilik yaşı aynı tutulmayacak, her yıl için kademeli olarak yaş şartı esnetilecek. Bu sayede 17 yıllık devasa yaş uçurumları ortadan kaldırılarak, sistem daha makul ve kabul edilebilir bir yapıya büründürülecek. Uzmanlar, bütçe imkanlarının elverdiği ilk anda bu kademeli geçiş tablosunun kamuoyuna duyurulacağını öngörüyor.

Kaynak: Haber Merkezi