Hoca´nın öz oğlu da bir kaşık aldı, bacısının kendine devamlı yapıp yedirdiği yemek. Başını çevirdi, o da bıraktı. Anası bir kaşık aldı; "Yavrum! Kuzum!" demeye başladı. Molla´yla Arap karşı karşıya oturdular. Beş ekmeği bir lokma yapıyorlar. Ahmet Bey, geri çekildi. Keloğlan´ın gözünün içine bakıp; -Oğlum, ismin ney senin? dedi. -Ali efendim. -Maşallah güzel de ismin varmış. Ulan oğlum, bir hikâye anlat da dinleyelim, dedi. -Efendim, ben kötü bir kelim. Ben hikâye bilmem, dedi. -Ulan senin kafanı kapıya uçurturum. Nasıl bilmezsin sen? Bütün hikâyeler kellerden kurulmuş. Bir hikâye ver, dinleyeceğiz, dedi. -Efendim, bir hikâye biliyorum babamdan kalma. Öksüz büyümüşüm amma, kulağımda kalmış, biraz hatırlıyorum, dedi. Ben hikâyeye başlayınca belki burda rahatsız olan olur. Ben bu kapıyı anahtarlayayım, anahtarını da alayım. Ne insan girsin, ne çıksın. o zaman hikâyeye başlarım, dedi. -Olur oğlum, var mı dışarı gidecek olan? (İki kişi zaten dışarıyla ilgisi yok atıyor yemeği.) -Yok baba. Osman Bey, anahtarı Kel´e verdi. Keloğlan kapıyı kilitledi, oraya oturdu. -Evet, anlat bakalım. -Vakti zamanın birinde Şam´da bir hoca varmış. Hoca mavul mavul olmaya başladı, dedi ki; -Oğlum, ben miyim ola? -Bilmiyorum efendim, ben babamdan duyduğumu anlatıyorum. Bunun evlat olarak Osman ve Esmehan adında iki çocuğu varmış. Hoca birgün sabah namazı camiye vardığında bir oğlan çocuğu bulur. Bunu getirir, evlatlık olarak alır. İsmini de Molla kor, dedi. Molla dedi ki; -Bu kelin hikâyesinden ne anlıyorsunuz yahu? Defedin şunu dedi. Ahmet Bey, dedi ki; -Ulan kafanı dokuz parçaya ayırırım. Konuşmayın, dinleyin yahu! -Bu hoca, şeriat âlimi, Şam imamı olduğundan dolayı Hicaz´dan istenir. Rüyasında bir koca üç gece gelir. Karısını razı eder, Osman Bey´i de razı eder. Bunlar Hicaz´a giderler. O zavallı Esmehan´ı da zalım Molla´ya teslim ederler. -Yahu benim karnıma birşey oldu. Ben dışarı çıkacağım, dedi Molla. -Oğlum oraya pisle, ben atarım. Pazarlık var. Dışarı çıkma yok, dedi Ahmet Bey. -Bir birşeyler olmuş da amma orasını hatırlamıyorum, dedi. Kardaşı gelir, Esmehan´ı Evren Dağı´na çıkarır. Kardaşı her yönüyle denediyse de bacısının kabahatini bulamadı. Esmehan´ı öldürmeye kıyamaz. Evren dağı´nda bacısını bırakır, dedi. Hoca, Osman Bey´in gözünün içine bakmaya başladı. Osman Bey, gözlerini aşağıya indirdi. -Esmehan´ın orada hayatı yetti, hikâye burada bitti, dedi. -Oğlum, bunun devamı yok mu? DEVAMI YARIN