FETÖ´nün İslamcıları hedefe koyması, 28 Şubat´la alenen başlamış, haince ve her fırsatı değerlendirerek bugünlere gelmiştir. 28 Şubat pek çok şeyi çağrıştırır ama esas itibariyle ve bugün daha iyi anlaşıldığı üzere: ?The Cemaat?in, terör örgütüne dönüşmesinin miladıdır.
Dindar, muhafazakâr gibi tanımlara iç siyaset açısından başka anlamlar yüklenebilir ama dış dünyanın ortak hedefidir. Esasta dindar ve muhafazakâr olarak adlandırılan herkes, derece derece İslamcıdır. İslamcılar, 28 Şubat´tan beri FETÖ´nün açık hedefidir. FETÖ bakiyesi atanmışlar ve bürokratlar şu günlerde kendi izlerini örterken; İslamcıları pasifleştirme ve siyaseten etkisizleştirme peşindeler. Ayrıca bu konuda, başka siyasi ve ideolojik odaklarla da işbirliği içindedirler.
Şu günlerde yürütülen İslamcı düşmanlığı tam bir FETÖ diasporası operasyonudur ve en ufak bir tereddüt kaldırmaz. Büyük Birlik Partisi´ne yapılan operasyonlar da, liderinin şehit edilmesi de şu an sürdürülen operasyonların bir parçası idi. MHP´de bu operasyonlardan azami derecede nasibini almıştır. FETÖ, uluslararası bir batı şebekesi ve terör örgütüdür. Bu örgüt için bir AK Partili, bir MHP´li, bir BBP´linin  düşman tanımlaması içinde en ufak farkı yoktur. Esas hedefleri de bütün İslam Dünyası içerisinde özge bir yere sahip olan Türk Milletidir.
FETÖ´nün açık hedefi olan İslamcılardan biri de benim ve iki defa hüküm yememe rağmen, belli ki, hesabı kapatmamışlar.
İslamcılar nefsi müdafaa refleksine ve küskünlüğe düşmemeli, Allah için, vatan için FETÖ´nün tezgâhını bozmaya çaba sarf etmelidir.
FETÖ´nün saldırısı bizzat ve tamamıyla İslam dininedir ve batıyla işbirliği halindedir. İslamcıları özel hedef seçmesi, İslam´a düşmanlığını örtmek için geliştirdiği bir stratejidir.