Gel Ey Ramazan! Tüm endişeli ahvalimizin üzerine sükunet indir. Duraklat beni, durdur beni, durult beni, bir istiğfar düşsün dilime. Estağfurullah El Azim, Estağfirullah, Estağfurullah. Bir nasuh tövbesi, bin pişmanlık düşsün yüreğime. Esma aydınlatsın zifiri karanlık da kalan gönlümün en aheste yerlerini, bir kapı aralansın esmadan gönül pencereme doğru. Tevvap ismi süzülsün içeri. Işık ışık aydınlansın her yer!
Gel Ey Ramazan! Sar sarmala beni, dokununca kanayan yaralarıma merhem ol. Sakin bir dost gibi nazlı nazlı sokul yanıma anlatacaklarım var. Yenilgilerimi, yanılgılarımı, memnun etmeye çalışırken ne kadar da yorulduğumu ben bu yıl senin sükunetine talibim.
Gel Ey Ramazan! İlmek ilmek doku beni. Ben senin merhametle donanmış kollarında tövbe ederken, boğazımda düğüm düğüm olan ne varsa aksın gitsin. Atam İbrahim'in ardında ki Hacer gibi, biraz endişeli, biraz yorgunum, bana İbrahim’ce dokun, İbrahim’ce beni en merhametlisine emanet et.
Gel Ey Ramazan! Nedamet ve pişmanlıkla tövbe etmeye ne kadar da ihtiyacımız var bir bilsen, dünya nimetlerini ahiret nimetlerine hiç de fark etmeden teslim edişlerimiz var.
Arındır bizi Ey Ramazan! Teslimiyetin yedi kat entarisini giymiş Hacer annem gibi, teslim olmanın coşkusunu yaşat zemzem ile müjdelenen Hacer annem gibi müjdele bizi.
Gel Ey Ramazan! Seni bekliyorum, tıpkı Nil nehrinin kıyısında ki Asiye annem gibi. Asiye’nin yüreği Nil nehrinden daha dalgalı, Asiye gibi sevindir bizi, muştula bizi Nil nehrine salalım bunca endişeyi, Nil nehri kundak olsun sevinçlerimize.Asiye gibi sukuta erdir bizi .
Gel Ey Ramazan! Bize hak görülen tüm haksızlıklar için kalbimizin hüznünü al, en merhametli bildiklerimizden daha merhametlisin bizi temizlemeye geliyorsun ,belliki .
Gel Ey sultan! Dinlendir gölgen de.
Bir başka yazı da buluşmak duası ile.