Bel fıtığı oluşumunda genetik ve yapısal faktörlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları belirleyici bir rol oynuyor. Ağır eşyaları dizleri bükmeden belden eğilerek kaldırmak, uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz oturmak, spordan uzak bir yaşam sürmek ve sigara tüketimi fıtık riskini ciddi oranda artırıyor. Düzenli egzersiz yaparak bel ve karın kaslarını güçlü tutmak, ideal kiloyu korumak ve doğru duruş biçimi kazanmak omurga sağlığının korunmasında temel faktörlerin başında geliyor.

Masa Başı ve Direksiyon Başındakiler Risk Altında

Özellikle gün boyu ofis ortamında masa başında çalışan kişilerin uzun süre sabit kalmaması, 30-45 dakikalık aralıklarla ayağa kalkarak birkaç dakika yürümesi ve hafif esneme hareketleri yapması gerekiyor. Benzer şekilde uzun saatler araç kullanan sürücülerin de sık sık mola vermesi ve koltuklarını bel boşluğunu destekleyecek şekilde ergonomik olarak ayarlaması tavsiye ediliyor. Ağır yük kaldırırken yükün vücuda yakın tutulması ve ani dönme hareketlerinden kesinlikle kaçınılması gerekiyor.

Her Ağrı Fıtık Değil Ama Bu İşaretlere Dikkat

Toplumda her bel ağrısı doğrudan fıtıkla ilişkilendirilse de kas zorlanmaları, bağ dokusu problemleri, kireçlenme ve duruş bozuklukları da benzer ağrılara yol açabiliyor. Ancak belden başlayıp kalça, bacak ve ayağa doğru inen uyuşma, karıncalanma, şiddetli batma ve bacakta ilerleyici güç kaybı gibi tablolar fıtık ihtimalini güçlendiriyor. Bacakta belirgin güçsüzlük, ayağı kaldıramama ve boşaltım kontrolünde bozulma gibi durumlarda vakit kaybetmeden müdahale gerekiyor.

Doğum Çantasında Fazlalık Yaratan Ürünler Belli Oldu
Doğum Çantasında Fazlalık Yaratan Ürünler Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

Ameliyatsız Tedavi ve Kapalı Yöntem

Fıtık tanısı alan her hastanın doğrudan ameliyata yönlendirilmesi gerekmiyor. Hastaların büyük bir kısmı istirahat, ilaç uygulamaları, fizik tedavi ve kişiye özel egzersiz planlarıyla sağlığına kavuşabiliyor. İlerleyici güç kaybı durumlarında ise cerrahi seçenekler gündeme geliyor; uygun hastalarda küçük bir kesiden uygulanan kapalı ve endoskopik yöntemler sayesinde doku hasarı azaltılarak günlük yaşama çok daha hızlı dönüş sağlanabiliyor.

Kaynak: İHA