Halk arasında "göz tansiyonu" adıyla bilinen glokom, erken evrede fark edilmediğinde kalıcı görme kaybına kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Göz sağlığında sıkça rastlanan ancak tespiti oldukça güç olan bu durum, farklı türleriyle değişkenlik gösteriyor. Hastalığın en yaygın görülen çeşidi olan açık açılı glokom, uzun yıllar boyunca hiçbir sinyal vermeden tamamen sessiz bir biçimde ilerleyebiliyor. Kişi günlük hayatında herhangi bir sorun hissetmediği için tablonun ciddiyeti çoğu zaman geç anlaşılıyor.

Ani Belirtilerle Kendini Gösteren Tür

Açık açılı türe kıyasla kapalı açılı glokom çok daha hızlı ve belirgin şikayetlerle kendini ele veriyor. Bu durumda aniden başlayan şiddetli göz ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, gözde belirgin kızarıklık ve ışıkların etrafında renkli haleler görme gibi durumlar yaşanıyor. Bu tip ani şikayetler, tablonun hızla ciddiye alınmasını gerektiriyor.

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Bazı bireyler yapısal ve çevresel faktörler nedeniyle bu sağlık sorununa karşı daha hassas bir konumda bulunuyor. Özellikle ailesinde göz tansiyonu geçmişi olanlar, yüksek dereceli miyop veya hipermetrop hastaları ile uzun süreli steroid yani kortizon içerikli ilaç kullanan bireyler risk grubunun başında geliyor. Bu gruptaki kişilerin günlük yaşamlarında belirgin bir rahatsızlık hissetmeseler dahi temkinli olmaları gerekiyor.

Boyun düzleşmesinde alarm: Yanlış duruş gençleri de etkiliyor
Boyun düzleşmesinde alarm: Yanlış duruş gençleri de etkiliyor
İçeriği Görüntüle

Erken Teşhis ve Düzenli Kontrolün Önemi

Görme kabiliyetinin korunması ve geri dönüşü olmayan kalıcı hasarların önüne geçilmesi için erken tanı kilit rol oynuyor. Hiçbir belirti ya da görme problemi yaşanmasa bile rutin göz muayenelerinin düzenli yapılması, gizlice ilerleyen hasarın erken tespit edilmesini sağlıyor. Kontrollerin aksatılmaması göz sağlığının korunmasında belirleyici oluyor.

Kaynak: İHA