Sanal kumar bağımlılığı, son yıllarda gençler ve orta yaş grubu için ciddi bir toplumsal tehdit haline geldi. Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarın artık bireysel bir tercih olmaktan çıktığını, aileleri yıkan ve bireyleri ağır borç yükü altına sokan sessiz bir kriz olduğunu söyledi.
Dilci’ye göre sanal kumar, dijital bağımlılığın en tehlikeli alt başlıklarından biri. “Bu bağımlılık, bireyin düşünce dünyasında oluşturulan algısal manipülasyonlarla besleniyor. Kişi, beynini sağlıklı kullanamaz hale geliyor ve bu durum bir beceri kaybına dönüşüyor” diyen Dilci, özellikle ekran üzerinden verilen mesajların gençleri hedef aldığını vurguladı.

“Ya Kazanırsam” Algısı ve Ekranın Sahte Güveni
Sanal kumarın en güçlü yönünün, ekrana duyulan güven duygusu olduğunu belirten Dilci, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde “bak başarabilirsin” ve “ya kazanırsan” gibi mesajların son derece etkili olduğunu ifade etti. Ekranın yanıltmayacağı düşüncesiyle hareket eden bireyler, zamanla küçük meblağlarla başladıkları bu sürecin içinde kendilerini kontrol edemez hale geliyor.
Araştırmalara göre sanal kumar, ekonomik durumu çok iyi olanlar ile ciddi maddi sıkıntı yaşayan bireylerde daha yüksek risk taşıyor. İlk etapta küçük miktarlarla başlayan oyunlar, zamanla evlerin satılmasına, akrabalardan borç alınmasına ve ağır bir borç batağına sürüklenmeye kadar uzanıyor. Daha da çarpıcı olan ise borçlar kapatılsa bile “bırakacağım” denmesine rağmen bağımlılığın tekrar etmesi.

Bağımlılık 18 Yaş Altına İndi, Erkekler İlk Sırada
Prof. Dr. Dilci’nin paylaştığı veriler, sanal kumar bağımlılığının yaş ve cinsiyete göre net bir tablo ortaya koyduğunu gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre sanal kumar oynayanların yüzde 93,7’sini erkekler oluşturuyor. En riskli grup ise 18-35 yaş aralığı. Bu yaş grubunda risk oranı yüzde 62 seviyesinde. 35-55 yaş aralığı yüzde 20’lerle ikinci sırada yer alırken, 60 yaş üzeri oldukça düşük bir oranla dikkat çekiyor.
Daha da kaygı verici olan ise bağımlılığın 18 yaş öncesine kadar inmiş olması. Bölünmüş, ilgisiz ve ebeveyn sorumluluğunun zayıf olduğu ailelerde çocukların sanal kumarla tanışma oranı yüzde 32’ye kadar çıkıyor. Yalnızlık, zayıf sosyal ilişkiler ve ekranla kurulan yoğun temas bu süreci hızlandırıyor.
Ailelere Kritik Uyarılar: Dijital Ayak İzlerini Takip Edin
Dilci, ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki davranışlarını yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı. Akıllı telefonlarda sanal kumar uygulamalarının bulunmaması, harçlık ve kredi kartı kullanımına limitler konulması ve dijital ayak izlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Borçla oynama, arkadaş grubundan borç alma ve grup halinde dijital oyunlara yönelme gibi davranışların erken uyarı sinyali olduğunu ifade eden Dilci, “Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimidir. Aynı zamanda aileye yönelik manevi bir şiddet de içerir” dedi. Bu nedenle hem hukuki hem de toplumsal önlemlerin devlet politikası haline gelmesi gerektiğini dile getirdi.