Milliyetçi Yol Partisi İl Başkanı Zeki Haral, Sivas Kızılayı’nın 2013 yılından bu yana Kan Bağış Merkezi (KBM) olarak faaliyet gösterdiğini ve Kayseri Bölge Kan Merkezi’ne bağlı çalıştığını açıkladı. Haral, Sivas’ta toplanan kanların işleme tabi tutulmadan Kayseri’ye gönderildiğini ve buradan tekrar Sivas’a sevk edildiğini belirtti. Bu uygulamanın hem maliyet hem de zaman açısından ciddi sorunlar doğurduğunu vurguladı.
Uzun Mesafeler Sağlıkta Risk Oluşturuyor
Sivas’tan Kayseri’ye yapılan kan sevkiyatının ortalama 1000 kilometre olduğunu belirten Haral, bu durumun yakıt sarfiyatını artırdığını ve araçların aşırı yıpranmasına neden olduğunu söyledi. Ayrıca, uzun mesafelerde kan ve kan ürünlerinin taşınmasının kaçınılmaz olarak kaza riskini artırdığını ifade etti. En kritik nokta ise acil durumlarda yaşanan zaman kaybı: “Sağlık hizmetlerinde temel ilke hız ve erişilebilirliktir. Sivas gibi bir şehirde her kan talebi başka bir ilden karşılanmamalıdır” dedi.
Hukuki Dayanak ve Mevzuat
Haral, bu uygulamanın değiştirilmesi için hukuki dayanağın mevcut olduğunu belirtti. 11/4/2007 tarihli ve 5624 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanununa göre, gerekli altyapı ve kapasite mevcutsa bir il Bölge Kan Merkezi (BKM) olabilir. Kan Bağış Merkezleri (KBM) yalnızca Bölge Kan Merkezi’ne bağlı olarak çalışmakla yükümlüdür. Mevzuat, Sivas gibi altyapısı güçlü bir ilin BKM’den BKM statüsüne yükselmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sivas İçin Çözüm Önerileri
Haral, Sivas’ta bağışlanan kanların öncelikle Sivas’ın ihtiyacında kullanılmasını önerdi. Ayrıca, Sivas Kızılayı’nın altyapısının değerlendirilerek Bölge Kan Merkezi haline getirilmesini talep etti. “Tüm operasyon burada yürütülemiyorsa en azından Sivas güçlü bir kan stok ve dağıtım merkezi olmalıdır. Kayseri’den gelen kanlar burada depolanmalı ve günlük ihtiyaçlar buradan karşılanmalıdır” dedi. Haral, bu meselenin yalnızca lojistik değil, insan hayatı meselesi olduğunu vurguladı.