Üniversitelerde 28 Şubat rüzgârı sert eserken, tedirgin olan fazlaydı ama canı yanan insan sayısı sınırlı kalmıştı. Cemaate yakın tiplere neredeyse hiç zarar gelmemişti. Bir de hedefte olan Milli Görüş´e yakın duran ama her çeşitten iktidarla iş tutmayı beceren çıkarcılar vardı ki, yılışmadıkları adam kalmamıştı.Süreç biraz tavsayınca, topun ağzında görülen insanlara da selam vermeye ve odalarına gelmelere başlandı.
Sonra Ak Parti kuruldu ve daimi çıkarcılar derhal milletvekilliği, mansıp, makam için yanaştı ama yine de mesafeli duruyorlardı. Üniversitelerde Ak Parti´ye fazla yakın gözükmemeye gayret ediyorlardı. Tabii, üzerlerinde iğreti duran entelliklerini de teşhir etmekten çekinmiyorlardı. Bütün dertleri: ?Ben sizin bildiğiniz İslamcılardan değilim!? demekten ibaretti. Tabii, İslamcılarla da irtibatı asla koparmıyorlardı, çünkü hin-i hacette onlara yardım edecek başka kimse de yoktu. Cumhuriyet Mitingleri yapılırken, e-muhtıra verilirken yine aynıydılar; kaypak, ikircikli ve yılışık? Abdullah Gül´ün başbakan olması, bu açıdan milattır. Bu mahut zümre, bu oynaş severler, bu cemaat yancıları derhal Ak Parti´de saf tutmaya başladılar. Çünkü iktidar demek, nemalanmak demekti. Ne kadar zor zamanda saklanan, geniş zamanda İslamcı takılan varsa el ele koyun koyuna tatlı hayat yaşıyor şimdi... Bu adamların geçmişlerini bilenler ise en sevmedikleri adamlardır. Fırsatını bulsalar linç bile ederler, çünkü geçmişin izlerini silmek hiç kolay değildir.
Bunlar ise makamları, unvanları ne olursa olsun asalaktırlar. Dini ve dindarları kullanmakta çok ileri teknikler kazandılar. Kendilerine benzeyen diğer kesimlerle de dayanışmayı için için sürdürerek, algı yönetimini şimdilik götürüyorlar. Bulundukları konumlar itibariyle, 15 Temmuz da bir istismar aracı olarak bunların eylem repertuvarında, o gecenin sabahında yerini zaten almıştır.15 Temmuz işgalini püskürten yiğitlerin bu masonik güruhla hiç bir ilgisi yoktur. Onlar bu milletin özü sözü, sütü mayası temiz garipleridir.
Bütün bunların mutlaka bir geriye dönüşü olmalı ve hesabı sorulmalıdır.
Böyle bir umut var, bu ortamda umutlu olmak da bir şey. Dilerim gerçekleşir.