Sivas’ta kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte bel, boyun ve diz ağrıları yeniden gündeme geliyor. Fizyoterapist Rukiye Göçer, soğuk havanın bazı kişilerde ağrı ve tutukluk hissini artırabileceğini belirtirken, kış aylarında azalan fiziksel aktivitenin de bu süreçte etkili olabileceğine dikkat çekti.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte sıkça duyulan “Havalar soğudu, eklem ağrılarım yine başladı” cümlesi, özellikle kış mevsiminin uzun ve sert geçtiği Sivas’ta daha fazla gündeme geliyor. Bel, boyun, diz ve diğer eklem ağrılarının soğuk havalarla ilişkilendirilmesi yaygın olsa da uzmanlar, ağrıların yalnızca hava sıcaklığıyla açıklanamayacağını vurguluyor.
Fizyoterapist Rukiye Göçer, Bizim Sivas İnternet Haber Sitesi’ne yaptığı açıklamada, soğuk havaların eklem ağrıları üzerindeki etkisinin uzun yıllardır bilimsel araştırmalara konu olduğunu belirtti. Bazı araştırmaların düşük hava sıcaklığı ve diğer meteorolojik koşulların özellikle mevcut eklem rahatsızlığı bulunan kişilerde ağrı şiddetiyle ilişkili olabileceğini gösterdiğini ifade eden Göçer, araştırma sonuçlarının ise her zaman birbiriyle örtüşmediğini kaydetti.
SOĞUK HAVA HERKESTE AYNI ETKİYİ GÖSTERMİYOR
Soğuk havanın herkeste aynı etkiyi oluşturduğunu söylemenin doğru olmayacağını belirten Göçer, ağrı şiddetindeki artışın eklem dokularının zarar gördüğü anlamına gelmediğine dikkat çekti. Ağrının şiddeti ile eklemde meydana gelen yapısal değişikliklerin her zaman doğrudan ilişkili olmadığını ifade eden Göçer, şikâyetlerin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
KIŞIN AZALAN HAREKETLİLİK AĞRILARI ARTIRABİLİYOR
Kış aylarında eklem ve kas ağrılarını etkileyen faktörlerden birinin de değişen yaşam alışkanlıkları olduğuna işaret eden Göçer, soğuk havalarda dışarıda geçirilen sürenin azalmasıyla yürüyüşlerin kısalabildiğini ve günlük fiziksel aktivitenin düşebildiğini belirtti.
Uzun süre oturmak, aynı pozisyonda kalmak ve düzenli egzersizden uzaklaşmanın mevcut kas-iskelet sistemi şikâyetlerinin daha belirgin hissedilmesine katkıda bulunabileceğini aktaran Göçer, vücudu korumak için sürekli dinlenmenin her zaman doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.
Kas kuvvetinin, eklem hareketliliğinin ve günlük yaşamda ihtiyaç duyulan fiziksel kapasitenin korunması için düzenli hareketin önemine değinen Göçer, uzun süreli hareketsizliğin zamanla kas kuvvetinde ve fiziksel dayanıklılıkta azalmaya neden olabileceğini ifade etti.
HER AĞRIYA AYNI TEDAVİ UYGULANMIYOR
Fizyoterapi sürecinde ağrının hangi mevsimde ortaya çıktığının yanı sıra ne zaman başladığı, hangi hareketlerle değiştiği ve kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediğinin de önemli olduğunu belirten Göçer, bel, boyun ve diz ağrılarında farklı değerlendirmelerin yapılması gerektiğini söyledi.
Diz ağrısı yaşayan kişilerde eklem hareketliliği, kas kuvveti ve yürüme kapasitesi değerlendirilirken bel ve boyun ağrılarında hareket kısıtlılıkları, günlük fiziksel yüklenmeler ve fonksiyonel durumun birlikte ele alındığını kaydeden Göçer, benzer şikâyetleri bulunan iki kişinin rehabilitasyon ihtiyaçlarının aynı olmayabileceğini vurguladı.
Kişinin ihtiyaçlarına göre egzersiz, kuvvetlendirme ve hareketlilik çalışmalarının planlanabileceğini belirten Göçer, rehabilitasyonun amacının yalnızca ağrıyı hafifletmek olmadığını; günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmeyi, hareket kapasitesini geliştirmeyi ve fiziksel fonksiyonları desteklemeyi de kapsadığını ifade etti.
KIŞIN EKLEM SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NE YAPILMALI?
Kış aylarında kas ve eklem sağlığını korumak için hareket alışkanlıklarından tamamen vazgeçilmemesi gerektiğini belirten Göçer, dışarıda yürüyüş yapılamayan günlerde ev içinde hareket etmenin, uzun süre oturmaya ara vermenin ve düzenli egzersiz yapmanın yararlı olabileceğini söyledi.
Kas kuvvetini destekleyen çalışmaların yanı sıra eklem hareketliliğini korumaya yönelik egzersizlere de günlük yaşamda yer verilmesini öneren Göçer, hava koşullarına uygun giyinmenin ve vücudu rahat bir sıcaklıkta tutmanın kişisel konforu artırabileceğine dikkat çekti.
UZUN SÜREN AĞRILAR İHMAL EDİLMEMELİ
Her ağrının yalnızca soğuk havaya bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Göçer, özellikle belirgin eklem şişliği, kızarıklık, ısı artışı, uzun süren sabah tutukluğu veya günlük yaşamı etkileyen sürekli ağrıların dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bu tür şikâyetlerde bir hekime başvurularak ağrının nedeninin değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Kış aylarında eklem ağrılarının artmasında soğuk havanın yanı sıra fiziksel aktivitenin azalması ve günlük alışkanlıkların değişmesinin de rol oynayabileceğini belirten Göçer, ağrıyı yalnızca hava koşullarına bağlamak yerine kişinin genel durumunun bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Göçer, mevsim ne olursa olsun hareket alışkanlığının sürdürülmesinin kas ve eklem sağlığının korunmasında önemli olduğunu vurgulayarak, “Mevsimler değişse de vücudumuzun harekete olan ihtiyacı devam eder” mesajını verdi.



