11 Ocak 2026
weather
-8°
43,1388 %0.21
50,2459 %-0.08
6.251,35 % 0,91
Ara

10 Ocak: Bayram mı, hatırlayış mı?

YAYINLAMA:

10 Ocak…
Adı ister Çalışan Gazeteciler Bayramı olsun, ister Gazeteciler Günü.
Takvim yapraklarındaki karşılığı değil, belleğimizdeki yeri önemlidir aslında.
1962’de, “9 Patron Olayı” sonrası gazetecilerin kendi gazetelerini çıkarırken attıkları o manşet hala geçerlidir:
“Daima Halkın Hizmetindeyiz.”
Gazeteciliğin özü de tam olarak budur zaten. Ne iktidarın, ne patronun; yalnızca halkın hizmetinde olmak.
1971’den sonra bayram olmaktan çıkarıldı, gün oldu.
Ama mesele adının ne olduğu değil ki…
Mesele, gazeteciliğin ne olduğunun her 10 Ocak’ta gerçekten hatırlanıp hatırlanmadığı.
Ben her 10 Ocak’ta içimde bir hüzünle uyanırım.
1994 yılıydı…
Bizim Sivas Gazetesi’nin kapısından bir delikanlı girdi.
“Gazeteci olmak istiyorum” dedi.
Deneme sürecini anlattım, hiç tereddüt etmeden kabul etti.
İki gün sonra Sivas Valiliği’nde bir toplantı vardı.
Vali Aydın Güçlü.
İlk saha deneyimiydi onun için.
Fotoğrafları o çekti, filmi fotoğrafçıya verdik, gazeteye döndük.
“Haydi, haberi yaz” dedim.
Yazdı…
Güzeldi ama bir kusur vardı.
İade ettim.
Yeniden yazdı…
Aynı kusur.
Bir daha yazdı…
Yine aynı.
En sonunda kızdı:
“Abi söyle, hatam ne?”
Dedim ki:
“Haberde ‘Sayın Vali’ olmaz. Ya ‘Sivas Valisi’ dersin ya ‘Vali’.”
Güldü, düzeltti.
O an nüfus cüzdanını istedim.
O artık sigortalı bir fikir işçisiydi.
O iki günde olan şey torpil değildi.
İstekti.
Çabaydı.
Ve en önemlisi, gerçekten gazeteci olabilme hâliydi.
O delikanlının adı İsmail Güneşti.
Yıllarca birlikte çalıştık.
Askere gitti, döndü, yine gazeteye geldi.
Gazetesini severdi, mesleğini severdi.
Sonra bir gün ajansa geçmek istediğini söyledi.
Bilgim vardı, mutlu oldum.
Gazeteden ayrıldı ama bağımız hiç kopmadı.
Ve o son karşılaşma…
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile helikopter kazasından bir gün önce, Basın Sitesi’nin girişinde.
Her zamanki neşesi, her zamanki esprileri…
Derin bir sohbet, kısa bir gülüş.
Ertesi gün…
Şehadet haberi.
İşte bu yüzden soruyorum:
10 Ocak bayram olsa ne yazar, gün olsa ne yazar?
İsmail Güneş, bana her 10 Ocak’ta aynı soruyu sorduruyor.
Gazetecilik yalnızca bir meslek mi, yoksa bedeli olan bir duruş mu?
Ve biz, o duruşu ne kadar yaşatabiliyoruz?
10 Ocak’ta kutlamadan önce, belki de biraz susup hatırlamak gerekiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *