Tokat / Turhal Agd Başkanı ,Mirasımız Derneği Anadolu hanımlar sorumlusu ,Şenay ŞEKER hanımefendi Kudüs ile dertlenmiş ,dava bilinci ile yaşamını şekillendirmiş bir hanımefendi .Kudüs'e gitmiş ,ordaki duruma şahitlik etmiş tüm yüreği ile ...
Benimde ''KUDÜS '' ilgili bir yazım olacaksa KUDÜS ile bütünleşmiş birinin sözleri olmalı dedim .Ve Şenay ŞEKER hanımefendinin dilinden KUDÜS.
KUDÜS'ÜN BOŞ SOKAKLARI
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Siz işgal nedir bilir misiniz? Virüsten daha tehlikeli insanların gelip sizi evinizden yurdunuzdan sürmesi, evinizin basılıp eşinizin hiçbir suçu yokken çocuklarınızın korkulu bakışları arasında tutuklanıp götürülmesi ve bir daha da haber alamamak, evladınızı dışarıya yollarken geri dönebilecek mi korkusunu her gün yaşamak, elinde bir anahtarla mülteci kamplarında yıllarca eve dönüş gününü beklemek…
Ya da bir sabah evinizi sebepsiz yere yıkmak ve üstelik yıkım parasını size ödetmek üzere kapınıza dayanan dozerlerin sesiyle uyanmak veya hücrelerde tek başına aç susuz işkencelere maruz kalmak…
Şehri baştanbaşa bölen utanç duvarları sebebiyle hemen az ötede bulunan akrabalarınıza, okulunuza veya işinize gitmek için kilometrelerce yürümek.
İşgalcilerin meyve veren ağaçlarınızı kesmesi, ektiğiniz ürünleri harap etmesi
O toprakların sahibi siz iken, sizin adınıza antlaşmaların imzalanması, kararların alınması, açıklamaların yapılması ve hiçe sayılmak…
İşgalci askerlerin kontrolünde Mescidi Aksa’ya girmenin ve Allah’ın (cc) haremi kirli postallarla çiğnenirken pek azı müstesna Müslümanların zulümlere sessiz kalmasının ve yalnız bırakılmanın acısını bilir misiniz?
BEREKETİN MERKEZİ… KUDÜS..
Kudüs’ te yaşanan işgaller çok yakında son bulacaktır inşallah. Yeter ki, güç ve kudret sahibi Rabbimize ve Kudüs’ün bereketine güvenelim ve zafer için mücadele edelim. Hiçbir zulüm ebedi değildir ve Allah(cc) inananların yardımcısıdır. Ümitsiz olmayalım ve Kudüs’ü muhakkak ziyaret edelim.
Bereket yurdu Kudüs’ü ziyaret ettiğinizde işgalci Yahudilerin soğuk yüzüyle karşılaşsanız da, o mübarek toprakların manevi iklimi sizi hemen sarıyor.
Filistinli kardeşlerimizin ziyaretimizden dolayı memnuniyeti ve kırk yıllık dost gibi sımsıcak kucaklaşmalarla şehre ve Mescid-i Aksa’ya girişimizin mutluluğu hiçbir şeyle ölçülemez.
Bereketli topraklarda yetişen dünyanın en kaliteli zeytinleri ve ondan üretilen zeytinyağları. İncirler, kayısılar, kirazlar, hurmalar ve üzüm bağları. Taş fırınlarda pişen o leziz ekmeklerini ve Kudüs simitini yemeye doyamazsınız. Kudüs’ün o tarihi dar sokaklarına girdiğinizde özellikle o muazzam tadı ve şifasıyla zahterin ve falafel gibi baharatlı yiyeceklerin kokusunu sokağın ta başından duyabilirsiniz. Her köşe başında, bilhassa Mescid-i Aksa’da, ziyaret için gelen Müslümanlara çay ve kahve ikram eden ve hurma dağıtan murabıtları görebilirsiniz. Ya o tarih kokan taşları; size konuşur adeta bir şeyler söyler. Şahittir o taşlar, fetihlere de işgallere de şahittir. Kanaviçe ile rengarenk işlenmiş kendine has kıyafetleriyle, bembeyaz örtüleriyle murabıta hanımların asaletini nerede ve kimde görebilirsiniz ki? Korkusuz ve o toprakların İslam yurdu olduğundan emin olan duruşları hayranlık vericidir. Hallerinden şikâyet etmeden ellerinden gelenin daha fazlasıyla bu onurlu direnişi sırtlamışlar. Kiminin eşi, evladı şehit olmuş, kimininki ise hapishanelerde ve maalesef akıbetleri belli değil. Hem kendi namuslarını muhafaza ediyorlar hem de ümmetin namusuna sahip çıkıyorlar. Tezgahlarında, bazen yetiştirdikleri sebze ve meyveleri bazen de ellerinde ördükleri sepetleri ve diğer emek ürünlerini satıp geçimlerini sağlıyorlar. Onlar dünyaya tamah etmedikleri için fazlasına değil, kimseye muhtaç olmayacak kadarına talipler. Onlar Allah’ın vaadine güvenen, imanlarını ve umutlarını kendilerine azık etmiş bir avuç mücahitler. Onlar himayesinde yaşadıkları Osmanlının bu topraklardan çekilmek zorunda kalıp, başsız bırakıldıkları günden beri işgalci israil denilen öyle bir veba ile mücadele ediyorlar ki Koranavirüs onların zulmü yanında az kalır
Lakin muhakkak ki zafer islamın .
Bir sonraki yazıda buluşmak duası ile