Rahmetli Cem Karaca’nın dediği gibi: "Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…"Mevla’m sonumuzu hayır eylesin.

Sosyal medyada karşımıza çıkan videoları izlerken artık şaşırıp kalıyoruz. "Acaba bu video gerçek mi?" diye düşünmeden edemiyoruz. Algımız öylesine değişti ki neyin gerçek, neyin sahte olduğunu ayırt etmekte zorlanıyoruz.

Birileri bugüne kadar borsada paramızı çalıyordu; şimdi ise duygularımızı da çalıyorlar.
Artık herkes ozan, herkes şair; herkes Brad Pitt, herkes Angelina Jolie… Yapay zekâ ile insanların sesi, görüntüsü, yüzü ve hatta duyguları bile taklit edilebiliyor ve öyle görünüyor ki ilerleyen yıllarda adliye koridorlarında şahit olduğumuz yapay zekâ nedenli davalar çoğalacak ve bu da kamuya artı bir yük oluşturacaktır.
Peygamber Efendimiz ’in ahir zamanla ilgili hadislerinde ilmin azalması, cehaletin yayılması ve ehil olmayan insanların öne çıkması konusunda önemli uyarılar vardır. Bugün yapay zekâ sayesinde cahilin bile kendisini bilgili, sanat ile ilgisi olmayan birisinin bile sanatçı olarak görüldüğü / gösterildiği bir döneme doğru gidiyoruz...

Geçtiğimiz günlerde bilgime başvurmak üzere beni polis olduğunu söyleyen biri aradı. Şüphelenip gerçek polis olmadığını düşünerek biraz sert tepki verdim. Sonradan gerçekten polis olduğunu öğrendim. İşte geldiğimiz nokta bu: Artık doğruyu söyleyen birine bile inanmakta zorlanıyoruz.

İnsanoğlu beynini kullandıkça geliştirir; kullanmadıkça köreltir. Yapay zekâ alanındaki bazı deneylerde, kendi aralarında insanın anlamadığı bir dille iletişime geçtiği ve insanları şaşırtan sonuçların ortaya çıktığı görülüyor. Yapay zekânın kendi iradesiyle internete, verilere ve çeşitli sistemlere erişebildiği senaryolar ise geleceğe dair ciddi soru işaretleri oluşturuyor.

Bütün bunlar gerçekten düşündürüyor ve endişelendiriyor.
Teknoloji ilerliyor, yapay zekâ gelişiyor. Peki ya insanlık geriliyor mu?
Belki de asıl korkmamız gereken, yapay zekânın insan gibi düşünmeye başlaması değil; insanın düşünmeyi yapay zekâya bırakmasıdır.

Allah sonumuzu hayır eylesin.