Dünyamız hızla değişiyor...
Bilim insanlarının yaptığı değerlendirmelere göre önümüzdeki 20 veya 30 yıl içerisinde su kaynakları konusunda ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Ne yazık ki Türkiye de su zengini değil, aksine "su stresi yaşayan ülkeler arasında gösteriliyor.
Bugün ülkemizde tüketilen suyun yaklaşık %74’ü tarımda, %15’i sanayide, %11’i ise içme ve kullanma suyu olarak kullanılmaktadır. Ancak en dikkat çekici nokta şudur: Tarımda kullanılan suyun önemli bir bölümü hâlâ vahşi sulama yöntemiyle harcanıyor. Öyle ki suyun büyük kısmı daha toprağa ulaşmadan israf oluyor..
Öte yandan nüfus hızla artarken su kaynakları aynı oranda artmıyor. Bu nedenle kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı her geçen yıl azalıyor. Uzmanlara göre küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle bugün Adana’da görülen iklim şartları, 30-40 yıl sonrasında Karadeniz Bölgesi’nde yaşanabilir. İklim kuşağı kuzeye doğru kayıyor.
Son yıllarda sıkça yaşadığımız sel felaketleri, ani dolu yağışları ve mevsim dengesizlikleri de bunun açık bir şekilde göstergesi. Bir yanda kuraklık, diğer yanda aşırı yağış…
Doğa aslında insanlığa önemli bir mesaj veriyor.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
"Biz her canlı şeyi sudan yarattık"
(Enbiyâ Suresi, 30. Ayet)
Bir başka ayette ise:
"Yiyiniz, içiniz; fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez."
(A’râf Suresi, 31. Ayet)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) de Akan bir nehir kenarında bile abdest alırken suyun israf edilmemesi gerektiğini öğütlemiştir.
Bu, suyun ne kadar kıymetli bir nimet olduğunun en güzel göstergesidir.
Artık şimdiden tedbir almak zorundayız
* Vahşi sulamadan vazgeçmeliyiz.
* Damlalama ve modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmalıyız.
* Su kaynaklarını bilinçli kullanmalıyız.
* Daha fazla ağaç dikmeli ve doğayı korumalıyız.
* Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın sorumluluğunu taşımalıyız.
Çünkü su, sadece bugünün değil geleceğin de en stratejik meselesidir.
Belki de gelecekte savaşların sebebi petrol değil, su olacaktır.
Unutmayalım ki: "Susuzluk kapıya dayandığın da değil, suyumuz varken tedbir alınmalıdır."