Ünlü tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımla yine gündemi belirledi. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla artan "yurt dışı tatili" ve "Avrupa turu" heveslilerine seslenen Ortaylı, eleştiri oklarını kendi ülkesine "yabancı" kalanlara yöneltti. Ortaylı, Anadolu'nun kadim şehirlerini görmeden yurt dışına çıkmanın bir vizyon değil, aksine bir eksiklik olduğunu savundu.
"Venedik'i Görsen Ne Anlayacaksın?"
Ortaylı, paylaşımında herkesin dilinde bir Avrupa hayali olduğunu belirterek söze başladı. Ancak bu hevesin altının boş olduğunu savunan ünlü tarihçi, "Sen daha Sivas Divriği'yi, Ahlat'ı, Mardin'i görmemişsin; Venedik'i görsen ne anlayacaksın?" sorusunu yöneltti. Coğrafya bilmeden tarihin, harita bilgisi olmadan da siyasetin ve dünyanın anlaşılamayacağını vurgulayan Ortaylı, analizin havada kalacağını ifade etti.
"Sadece Bodrum ve Çeşme'yi Bilmek Cehalettir"
Türkiye'nin Hitit'ten Roma'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya kadar uzanan katman katman bir açık hava müzesi olduğunu hatırlatan İlber Hoca, tatil anlayışı sadece sahil şeridiyle sınırlı kalanları da eleştirdi. Bazı "münevver" geçinen kesimin sadece Bodrum ve Çeşme'yi bildiğini, Anadolu'nun içine girmeye imtina ettiğini belirten Ortaylı, bu durumu net bir ifadeyle "cehalet" olarak tanımladı.
Divriği ile Notre Dame Kıyaslaması
Ortaylı'nın en çarpıcı tespiti ise mimari ve estetik algısı üzerine oldu. Sivas'taki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Divriği Ulu Camii'ni görmeyen birinin estetik algısının eksik kalacağını savundu. Ortaylı, "O taş işçiliğindeki muazzam estetiği bilmeyen adam, gidip Paris'te Notre Dame'a bakınca sadece 'büyük bir bina' görür, ruhunu yakalayamaz" diyerek, kendi kökünü bilmeyenin başkasının medeniyetini idrak edemeyeceğinin altını çizdi.
"Vize Kuyruğunda Ömür Tüketmeyin"
Dünyayı gezmenin sadece pasaport damgası biriktirmek olmadığını, asıl meselenin mukayese yeteneği kazanmak olduğunu belirten Ortaylı, vatandaşlara çağrıda bulundu. Vize kuyruklarında zaman harcayıp şikayet etmek yerine, bir otobüse veya trene atlayıp Erzurum'daki Çifte Minareli Medrese'yi, Efes'teki kütüphaneyi görmelerini tavsiye etti. Ortaylı sözlerini, "Daha kendi evinin odalarını bilmeyen, komşunun evini nasıl anlasın?" diyerek noktaladı.