On bir ayın sultanı Ramazan, Anadolu'nun kadim şehri Sivas'ta her yıl bambaşka bir manevi atmosferle idrak ediliyor. Şehrin ruhuna işleyen ve yüzlerce yıldır kesintiye uğramadan devam eden eşsiz bir gelenek, bu mübarek ayın coşkusunu doruklara taşıyor.
Ülke Genelinde Sadece Sivas'ta Yankılanıyor
Valilik, Sivas'a Özgü Olan Ya Hannan Ya Mennan İle Paylaştığı Video Beğeni Topladı! pic.twitter.com/oFrHCflmhR
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) February 19, 2026
Sivas camilerinin kubbelerinden yükselen ve dinleyenleri derinden etkileyen "Yâ Hannân yâ Mennân" ilahisi, şehrin en önemli manevi mirasları arasında yer alıyor. Sözleri Anadolu'nun büyük mutasavvıflarından Şemseddin Sivâsî’ye ait olan bu nadide eser, asırlardır büyük bir huşu içerisinde terennüm ediliyor. Bu geleneğin en dikkat çekici yanı ise, ülke genelinde yalnızca Sivas'a özgü olması ve başka hiçbir şehirde bu ritüelin bulunmaması.
Geçmişten Günümüze Uzanıyor
Ramazan ayının manevi iklimini kentin her sokağına, her köşesine nakşeden bu ilahi, sıradan bir nağme olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Camilerden yükselen o gür ve içten sesler, Sivaslıları aynı duygu etrafında birleştiriyor. Yüzlerce yıl öncesinden süzülüp gelen bu dizeler, adeta geçmişle gelecek arasında yıkılmaz bir irfan köprüsü kurarak toplumsal hafızayı diri tutuyor.
Semalarda "Merhaba" Coşkusu
Mübarek ayın rahmetini, mağfiretini ve bereketini hissettiren bu özel gelenek, şehre derin bir huzur katıyor. "Merhabâ merhabâ, Şehr-i Ramazan merhaba" nidalarıyla semalarda yankılanan ilahi; sofraların bereketini artırırken, şehirdeki birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarını da perçinliyor. Sivas, atalarından devraldığı bu paha biçilmez emaneti ilk günkü aşkla yaşatmaya devam ediyor.