Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde, kuşaklardan kuşaklara aktarılarak asırlardır süregelen önemli bir gelenek olan imece usulü yöresel yufka ekmek yapımı, havaların ısınmasıyla birlikte mahallelerde yeniden canlandı. İlçedeki komşu ve köylü kadınlar, sabahın erken saatlerinde bir araya gelerek kurdukları odun ateşindeki sacların başında kışlık ve yazlık ekmek ihtiyaçlarını karşılamak adına oldukça yoğun bir emek harcıyor.

Tam Bir İş Birliğiyle Pişiyor

Aydıncık sokaklarında oklava sesleriyle yükselen geleneksel üretim, tam bir iş birliği ve iş bölümü içerisinde yürütülüyor. Kadınların bir kısmı un, su ve tuz ile yoğrulan hamurdan bezeler hazırlarken, diğer gruptakiler oklavalarla hamuru inceltiyor. Sacın başında bekleyen deneyimli eller ise yufka ekmekleri tam kıvamında pişirerek üst üste istifliyor. Bu hummalı üretim bazen bir iki gün boyunca kesintisiz sürüyor.

Su Serpiştirilince İlk Günkü Gibi Taze

Uzun süre bayatlamadan saklanabilme özelliğiyle yöre halkının vazgeçilmez temel gıdası olan bu ekmekler, büyük bir tasarruf sağlıyor. İstiflenen kuru yufkalar, tüketileceği zaman üzerine hafifçe su serpilip ıslatılıyor. Ardından temiz bir bez arasında kısa süre dinlendirilen ekmekler, adeta sacdan yeni çıkmış gibi yumuşacık ve ilk günkü tazeliğine kolayca kavuşuyor.

"Kendimiz Yapmayınca Kışı Çıkaramayız"

Malatya'da Dünya ilki Bir Ameliyat Geçekleştirildi!
Malatya'da Dünya ilki Bir Ameliyat Geçekleştirildi!
İçeriği Görüntüle

Aklısı erdiğinden beri sac başında olduğunu ve bu zanaati annesinden, babaannesinden öğrendiğini söyleyen yöre sakinlerinden Gürcü Çıtak, yufka ekmeğin mutfaktaki hayati önemine değindi. Çıtak, "Eşle dosta ikram ederiz. Baharda ve güzün bittikçe yapıyoruz, güze kadar yiyoruz. Kendimiz yapmayınca kışı çıkaramayız, illa ki evde olacak" diyerek bu geleneğin bütçeye olan büyük katkısını özetledi.

Kaynak: İHA