Sivas’ın simgelerinden biri olan Sivas Ulu Camii, 1955’te yapılan onarımın ardından 70 yıl boyunca cemaatine ev sahipliği yaptı. Ancak bu yıl, caminin uzun soluklu restorasyon süreci nedeniyle kapılarını geçici olarak kapatmasıyla Ramazan ayı öksüz geçiyor. Cumhuriyet dönemine kadar 12.yüzyıldan beri ümmeti ibadete kabul eden cami, 1955 yılına kadar 1925'ten itibaren kapatılmış ve zamanla yıkılmalar olmuştu. Danişmentliler döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melikşah tarafından 12. yüzyılda inşa edilen cami, hem tarihi hem de mimari önemiyle dikkat çekiyor.

MİMARİ DETAYLAR YENİDEN HAYAT BULACAK
Yaklaşık 3 yıl sürecek restorasyon kapsamında, caminin tüm mimari detayları aslına uygun şekilde yenilenecek. Özellikle caminin ahşap tavanı tamamen yeniden inşa edilecek. Caminin mihrap ve minberi, orijinal motif ve yazıları korunarak restore edilecek. Üst kat mahfili olan Sultan mahfili de özgün haliyle yerine yerleştirilecek. Böylece cami, tarih boyunca sahip olduğu estetik ve işlevsel özelliklerini yeniden kazanacak.

MİNARESI EĞİK CAMİYE DİKKAT ÇEKİYOR
Anadolu’daki ilk camilerden biri olan Sivas Ulu Camii, özellikle eğik minaresiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Restorasyon sırasında bu eşsiz mimari özelliğin korunmasına özel önem veriliyor. Ayrıca caminin bahçesi, lavaboları ve çevre düzenlemesi de çalışmalara dahil edilerek kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilecek. Amaç, camiyi sadece ibadet için değil, tarih ve kültür turizmi açısından da gelecek nesillere taşımak.

TARİHE TANIKLIK EDEN 832 YILLIK YAPI
Sivas Ulu Camii, Danişmentli ve Anadolu Selçuklu dönemlerinin izlerini taşıyan nadir yapılardan biri olarak kültürel miras değerini koruyor. Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte cami, hem tarihi dokusunu hem de estetik detaylarını koruyarak yeniden ibadete açılacak. Bu süreç, Sivas halkı ve ziyaretçiler için tarihi bir yeniden buluşma anlamına gelecek.