Sivas denilince akla gelen ilk şey olan dondurucu soğuklar, kış mevsiminin gelmesiyle birlikte yeniden yüzünü gösterdi. Türkiye’nin en sert iklimlerinden birine sahip olan kentte, sadece kar yağışı değil; insanın genzini yakan o kuru ayaz günlük hayatın en büyük zorluklarından biri haline geliyor. Bu hava şartları, doğrudan boğaz ve solunum yollarını etkileyerek vatandaşları zor durumda bırakıyor.

Kuruluk ve İltihaba Karşı Doğal Kalkan
Sivas’ın dondurucu havasıyla oluşan kuru ortam, boğazda şiddetli kuruluk hissi ve solunum yollarında iltihaplanmalara zemin hazırlıyor. Kentin geleneksel şifa durakları olan aktarlar, bu rahatsızlıklara karşı etkili bir çözüm sunuyor. Boğazı yumuşatma özelliğiyle bilinen dut kurusu, kışın getirdiği tahriş ve yanma hissine karşı adeta bir kalkan görevi görüyor.
Demleme Mi Yoksa Doğrudan Mı?
Pek çok vatandaş bağışıklığını güçlendirmek için kış çaylarına yönelse de, Sivas’ta dut kurusuna olan ilgi havaların da soğumasıyla her geçen gün artıyor. Bazı vatandaşlar bu şifalı ürünü doğrudan bir avuç tüketerek boğazını rahatlatmayı seçerken, kimileri de dut kurusunu demleyip suyunu içerek fayda sağlamaya çalışıyor. Her iki kullanım şekli de boğazdaki nem kaybını önlemede oldukça popüler.
Ölçüyü Kaçırmamak Gerekiyor
Faydalarıyla ön plana çıkan bu doğal mucizeyi tüketirken bazı kurallara uymak şart. Sivaslı aktarlar, dut kurusunun da dahil olduğu bu tür ürünlerin kontrolsüz ve aşırı tüketilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin, herhangi bir sorun yaşamamak adına bu tür yöntemleri denemeden önce mutlaka bir uzmana danışması büyük önem taşıyor.