Sivas’ta kış mevsiminin yüzünü iyice göstermesiyle birlikte pazar, market ve sebze hali tezgahları da kış mahsulleriyle donatıldı. Nardan havuca, lahanadan pırasaya, mandalinadan portakala kadar pek çok ürün tezgahları renklendirmeye devam ediyor. Ancak bu yıl tezgahlardaki bu canlılık, ne yazık ki vatandaşın cüzdanına aynı şekilde yansımıyor. Sivaslılar, kış akşamlarının vazgeçilmezi olan vitamin depolarına ulaşmak için manavların yolunu tutsa da karşılaştıkları fiyat etiketleri karşısında rotasını değiştirmek zorunda kalıyor. Ürünlerdeki çeşitlilik artarken, alım gücündeki düşüş Sivas’ın her köşesinde belirgin bir şekilde hissediliyor.

Asgari Ücret Açlık Sınırının Gölgesinde Kaldı
Vatandaşın alışveriş alışkanlıklarındaki bu zorunlu değişim, açıklanan verilerle de tescillenmiş durumda. Türk-İş’in paylaştığı son verilere göre, Kasım ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken asgari tutar, yani açlık sınırı 29 bin 828 TL’ye yükseldi. Sivas’ta yaşayan binlerce çalışanın aldığı 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin, bu temel gıda sınırının dahi altında kalması piyasadaki dar boğazı iyice tetikledi. Durum böyle olunca, Sivaslı vatandaşlar meyveyi kiloyla değil taneyle, sebzeyi ise sadece günü kurtaracak miktarda alabiliyor. Poşetlerdeki miktarlar her geçen gün azalırken, asıl dikkat çeken ise vatandaşın çeşitten çok fiyata odaklanması oluyor.

Sivas Esnafı ve Vatandaşı Çıkış Yolu Arıyor
Ekonomik sıkışmışlık sadece sebze ve meyve tezgahlarıyla da sınırlı kalmıyor. Sivas’ın tarihi çarşılarından modern alışveriş merkezlerine kadar her noktada benzer bir tablo hakim. Aktarlardan konfeksiyonculara, bakkallardan yeme-içme sektöründeki işletmelere kadar tüm esnaflar müşterinin ayağının kesilmesinden dert yanıyor. "Eskiden kiloyla sattığımız ürünü şimdi gramla veriyoruz" diyen Sivas esnafı, maliyetlerin artışıyla baş edemezken; vatandaşlar ise cüzdanlarındaki boşluğu poşetleri küçülterek telafi etmeye çalışıyor. Sivas ticaretinin bu dar boğazdan ne zaman çıkacağı belirsizliğini korurken, hem alıcının hem de satıcının ortak paydası, alışverişlerin her geçen gün biraz daha eriyeceği endişesi oluyor.