Koyulhisar’dan çıkan öğrenciler tarihi şehirlerle buluştu
Koyulhisar’dan çıkan öğrenciler tarihi şehirlerle buluştu
İçeriği Görüntüle

Yozgat’ta yaşayan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç, parmaklarındaki ritim yeteneğiyle hem şehrin hem de sanat dünyasının dikkatini çekmeyi başardı. Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan genç yetenek; darbuka, def, tef, kajon ve davul olmak üzere beş farklı enstrümandaki marifetiyle adeta "on parmağında on marifet" deyiminin canlı örneği haline geldi.

Kapı pencerelerden profesyonel sahnelere uzanan yolculuk

Orçun’un müzik serüveni yaklaşık 6 yıl önce, evin içinde bulduğu her nesneyi bir enstrümana dönüştürmesiyle başladı. Kapı ve pencerelere vurarak ritim tuttuğunu fark eden ailesi, bu yeteneği görmezden gelmedi. Müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen’in rehberliğinde profesyonel bir eğitime adım atan Karakılınç, kısa sürede vurmalı çalgıların aranılan ismi oldu.

Geçtiğimiz Mayıs ayında okulunda düzenlenen "O Ses Cumhuriyet" yarışmasında ikincilik kazanan Orçun, başarısını Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’na katılarak taçlandırdı. Ankara’da düzenlenen konserlerde sahne alarak yeteneğini geniş kitlelere duyuran genç müzisyen, sanatın insan ruhunu iyileştiren gücüne olan inancını her fırsatta dile getiriyor.

En sevdiğim enstrüman her zaman darbuka oldu

Müziğe olan tutkusunu ve gelişim sürecini anlatan Orçun Karakılınç, başarısının sırrını şu sözlerle paylaştı:

"Müziğe ilgim dayım sayesinde başladı. O bana öğrettikçe ben ritim kalıpları üzerine daha çok çalıştım. Yozgat’a taşındıktan sonra değerli hocalarım Belgüzar, Okan ve Kübra Hocam ile tanıştım. Onların desteğiyle Valilik programlarında ve Anneler Günü etkinliklerinde sahne alma fırsatı buldum. Darbuka benim için her zaman ilk aşk gibi; her şey pencerelere vurarak başlamıştı, şimdi ise sahnelerdeyim."

Sanata sürüklenen çocuklar kavramını yerleştirmek istiyorum

Orçun’un sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda toplumsal bir vizyonu da var. "Suça sürüklenen çocuklar" kavramını kökten değiştirmek istediğini belirten genç yetenek, şu anlamlı mesajı verdi:

"Benim asıl amacım bu olumsuz kavramı 'sanata sürüklenen çocuklar' olarak değiştirmek. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk, hayatın ritmini yakalar ve kötü alışkanlıklardan uzak durur. Kendi hayatımda ne zaman üzülsem ya da sinirlensem enstrümanımın başına geçtim; müzik beni hep iyileştirdi. Akranlarıma sesleniyorum: Vaktinizi boş geçirmeyin, sanata sarılın."

LGS hazırlık süreci nedeniyle korodan kısa bir süre ayrılmak zorunda kalsa da Orçun, müzik ve eğitimin birbirini beslediğine inanarak çalışmalarına devam ediyor.

Kaynak: İHA