Sivas’ta 1071 Yataklı Hastanede Son Durum Belli Oldu
Sivas’ta 1071 Yataklı Hastanede Son Durum Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Tuğut, 1–7 Ekim Normal Doğum Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, tıbbi olarak uygun gebeliklerde doğal ve vajinal doğumun desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Gereksiz sezaryene karşıyız, sezaryene değil” mesajını verdi.

1–7 Ekim Normal Doğum Haftası, fizyolojik ve doğal doğumun desteklenmesi, gereksiz tıbbi müdahalelerin azaltılması ve kadınların güvenli doğum seçeneklerine erişiminin güçlendirilmesi açısından önemli bir farkındalık dönemi olarak öne çıkıyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Tuğut, normal doğumun yalnızca doğum şekli üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Doğal doğumun, fizyolojik sürecin gereksiz müdahalelerden uzak şekilde, kadının bedensel ve psikolojik gereksinimlerine saygı gösterilerek desteklenmesi olduğunu ifade eden Tuğut, tıbbi açıdan uygun gebeliklerde doğal ve vajinal doğumun teşvik edilmesinin önemine vurgu yaptı.

“Sezaryen gerektiğinde vazgeçilmezdir”

Doğal doğumun desteklenmesinin, sezaryen doğuma karşı olmak anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Tuğut, anne ve bebeğin güvenliğinin her zaman öncelikli olması gerektiğini söyledi.

Tuğut, “Bu yaklaşım sezaryenle doğum yapmayın anlamına gelmemelidir. Sezaryen gerekli olduğunda anne ve bebeğin güvenliği için vazgeçilmez bir müdahaledir” dedi.

Tuğut, mesajlarının net olduğunu belirterek, “Gereksiz sezaryene karşıyız, sezaryene değil” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir kadını doğum şekli üzerinden yargılamıyoruz”

Doğal doğumun desteklenmesi gerektiğini ancak kadınların tercihleri veya doğum şekilleri nedeniyle yargılanmaması gerektiğini vurgulayan Tuğut, doğum sürecinde kadın merkezli yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Doğal doğum oranlarının artırılmasının yalnızca kadınlara doğum şekli konusunda telkinde bulunmakla mümkün olmayacağını belirten Tuğut, bunun için gebelik döneminden itibaren nitelikli eğitim verilmesi gerektiğini ifade etti.

Tuğut, doğum korkusunun azaltılması, sağlık profesyonellerinin doğum desteğindeki rolünün güçlendirilmesi, sürekli destek ve etkili ağrı yönetiminin sağlanması ile doğumun fizyolojik sürecine saygı gösteren bakım modellerinin yaygınlaştırılmasının önem taşıdığını kaydetti.

“Hedefimiz doğum hizmetinin niteliğini değiştirmek”

Doğum hizmetlerinde asıl hedefin yalnızca doğum şeklini değiştirmek olmadığını belirten Prof. Dr. Nilüfer Tuğut, “Hedefimiz yalnızca doğum şeklini değiştirmek değil, doğum hizmetinin niteliğini değiştirmektir” dedi.

Her kadının güvenli, saygılı, kanıta dayalı ve olumlu bir doğum deneyimi yaşama hakkı bulunduğunu vurgulayan Tuğut, Normal Doğum Haftası’nın da bu anlayışın toplumda güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Tuğut’un mesajı, doğumda hem fizyolojik sürecin desteklenmesini hem de gerekli durumlarda sezaryenin anne ve bebek sağlığı açısından güvenli ve gerekli bir seçenek olarak kabul edilmesini esas alan dengeli bir yaklaşım ortaya koydu.

Kaynak: Haber Merkezi