Ramazanı yolcu etmek lazım şanına yakışır şekilde sonu bayram olan bu kutlu mevsim gönüllerimizi cilaladı ve gidiyor ...

İmamı Rabbani buyurur ki ;Ramazan geldi diye sevinmek imandandır.  Her inanan iman eden gönül Ramazan ile sevindi! Gönül mahsulsüz toprak gibiydi . Ramazan tohumları serpildi. Bayram da çiçek açsın  bu tohumlar. Ramazan ile şenlendik, Ramazan ile dinlendik, serinledik. Sadece takvimler Ramazanı gösteriyor, gönül dünyamıza henüz uğramadıysa bizim için büyük bir nasipsizlik di  hiç şüphesiz. Ramazan gerçek manada bir ikram, hayatın hengamesini unutturan, kendi iç yolculuğuna çıkmak için bir davetiye sanki. Bu davetiye herkese verilir, fakat okumasını bilen vuslata ulaşacak.

Ramazan nasıl geçerse tüm yıl öyle geçecek. Ramazan ömrün sokaklarında bir tanıdık gibi gezecek. Ramazanın kalplerimizi derinlemesine temizledi, bakış açılarımız tekrar güncellendi.

Teşbih de hata olmaz, bir nevi fabrika ayarlarımıza tekrar döndük. Şimdi mesele bu çizgiden çıkmamak. Ramazan idrak ayı, idrakine varamadığımız ne varsa onu içselleştirerek yola devam etme ayı. Neyi idrak edemedik bu dünyaya öylesine gelmedik belli ki, kul olmaya acziyetimizi idrak edip kül olmaya geldik.

Üstadın dizeleri bize Ramazanla meşk etmemiz için bir kapı aralıyor, nasıl güzel cümleler, kelimelerin, okuduğunuz da tekrar Ramazan'a yar olmaya niyet ediyorsunuz.

  

İNSAN VE ORUÇ

Oruç, ruhun sesi gelir her yıl 
Gümüş topuklarını dokundurur kalbimize 
Vücut dönmeğe başlar bir tapınağa kurban gibi 
Yapılır örtülür uçurumları yakan dualardan 
Ten ruhun avuçlarının içinde 
Hilkat günlerinin yeniden oluşun terlerini döker 
İnsan gecesini değiştirir gündüzüne erer 
Bir mevsime döndürür zamanı hiç değişmeyen 
İnsanın olma vaktidir bu erme fırsatı 
Ruh emzirir anne gibi yeri göğü fecri 
Yeni bir insan gelip nöbete duracaktır 
Eskisi çürümüş bir heykel gibi devrildiğinden 
Ey oruç, diriltici rüzgâr, İslam baharı 
Es insan ruhuna inip yüce ilham dağından 
Kevser içir, âbıhayat boşalt kristal bardağından 
Susamış ufuklara insan kalbinin ufuklarına 
Sezai Karakoç 

 

''Gümüş Topuklarını dokundursun bize'' nasıl deyiş, nasıl nazenim bir söyleyiş. Bayrama ulaşmak duası ile. Bir sonra ki yazı da buluşmak niyetiyle.