Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda oynanan kritik mücadelede Sivasspor, Keçiörengücüspor karşısında sergilediği ruhsuz ve etkisiz futbolla adeta taraftarına saç baş yoldurdu. Trendyol 1. Lig’de sezonun final haftalarına girilirken alınan bu 1-0’lık mağlubiyet, sadece üç puan kaybı değil, aynı zamanda play-off hedeflerine vurulan ağır bir darbe olarak kayıtlara geçti.
Savunma hatası değil, basiretsizlik
Karşılaşmanın 35. dakikasında savunmada yaşanan o büyük kademe hatası, aslında takımın genel disiplinsizliğinin bir özetiydi. Odise Roshi’nin attığı gol, Sivasspor’un savunma hattındaki vurdumduymazlığını gözler önüne serdi. Kalesinde golü gördükten sonra bile sahada reaksiyon gösteremeyen, oyun kurmakta aciz kalan bir Sivasspor vardı. Bu mağlubiyet, takımın play-off potasındaki yerini iyice zora sokarken, taraftarların "Süper Lig" umutlarını da yerle bir etti.
Sahada mücadele yok, sadece teslimiyet var
Maç boyunca Sivassporlu oyuncuların ikili mücadelelerdeki ezik görüntüsü ve adam adama markaj konusundaki vurdumduymazlığı, mağlubiyeti kaçınılmaz kıldı. Başkan Burak Özçoban’ın takıma olan inancı ve verdiği destek, saha içindeki futbolcularda karşılık bulmadı. Teknik heyetin ve oyuncu grubunun sezonun en kötü, en isteksiz performanslarından birini sergilediği bu maç, "Play-off isteyen takım böyle mi oynar?" sorusunu akıllara getirdi.
Hakem bahanesine sığınmak yetmez
Teknik Direktör İsmet Taşdemir’in maç sonu hakem Çağdaş Altay’a yönelik tepkileri, sahada sergilenen yetersiz futbolun gölgesinde kaldı. Taraftarın ve spor kamuoyunun asıl merak ettiği konu hakem kararları değil, profesyonel bir ekibin bu kadar hayati bir maçta nasıl bu denli disiplinsiz olabildiği. Çağdaş Altay yönetimindeki son 5 maçta galibiyet yüzü görmemiş olmak bir istatistik olabilir; ancak bugünkü mağlubiyetin tek suçlusu saha dışı faktörler değil, bizzat sahadaki oyuncuların kazanma hırsından yoksun tavrıdır.
Sivasspor, play-off yarışının kızıştığı bu dönemde ayağına gelen fırsatı adeta elinin tersiyle itti. Kırmızı-beyazlı ekibin kalan haftalarda bu "teslimiyetçi" havadan çıkıp çıkamayacağı, camianın geleceği adına belirleyici olacak. Taraftar artık mazeret değil, sahada terinin son damlasına kadar savaşan bir takım bekliyor.




