Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye'nin savunma vizyonuna dair hayati bilgiler paylaştı. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin sadece askeri güç sağlayan bir müttefik olmaktan çıkıp, NATO karar mekanizması süreçlerini bizzat şekillendiren bir aktöre dönüştüğünü vurguladı.
HUDUTLARDA YÜKSEK TEKNOLOJİ İLE KESİNTİSİZ GÜVENLİK
Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır güvenliğini sağlamak için kademeli güvenlik sistemlerini en üst seviyede kullanıyor. Tuğamiral Aktürk'ün açıklamalarına göre, hudutlarda son bir hafta içinde 171 şahıs yakalanırken, yılbaşından bu yana yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 18 bin 897 kişinin geçişi engellendi. Terörle mücadele operasyonları kapsamında ise PKK'lı teröristlerin teslim olmaya devam ettiği, mağara ve sığınakların birer birer imha edildiği belirtildi.
KARADENİZ’DE BÖLGESEL SAHİPLİK VE MONTRÖ VURGUSU
Türkiye'nin Karadeniz politikasının sarsılmaz temellere dayandığını belirten MSB, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı dengenin korunacağını yineledi. Bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliği sağlamasının öncelik olduğu ifade edildi. Bu kapsamda, 3-10 Nisan tarihleri arasında Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de icra edilecek olan "Mavi Vatan Tatbikatı" ile Türk deniz kuvvetlerinin gücü bir kez daha sergilenecek.
TÜRKİYE NATO KARAR MEKANİZMASINDA AKTİF ROL ÜSTLENİYOR
Bakanlık tarafından yapılan en kritik tespit, Türkiye’nin ittifak içindeki konumunun değiştiği yönünde oldu. Artık Türkiye NATO karar mekanizması içerisinde, oluşturulan yapıları kendi milli güvenlik önceliklerine göre şekillendirebiliyor. Özellikle Karadeniz’de kurulacak olan Birleşik Görev Kuvveti (CTF-Black) karargâhının komutasının 2028 yılına kadar Türkiye’de olması, bu etkin rolün en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, NATO kuvvet yapısı dışındaki çok uluslu girişimlerde de Türkiye'nin deniz planlamalarına liderlik ettiği hatırlatıldı.
MİLLİ SİLAHLAR TSK ENVANTERİNDE: FIRTINA OBÜSLERİ GÖREVE HAZIR
Savunma sanayiindeki yerlilik oranı arttıkça, TSK'nın operasyonel kabiliyeti de güçleniyor. Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na Yeni Nesil T-155 Fırtına Obüslerinin ve yerli üretim hafif makineli tüfeklerin teslim edildiğini duyurdu. Ayrıca, deniz kuvvetleri için üretilen Milli Deniz Topu Denizhan’ın altıncısının İstif sınıfı fırkateynlere entegre edildiği bilgisi paylaşıldı.
Son olarak, MSB tarafından yapılan açıklamada, son günlerde yayılan asılsız iddialara ve dezenformasyonlara karşı sert bir uyarı yapıldı. Milli güvenliği ilgilendiren konularda sadece resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması gerektiği, mesnetsiz iddialarla ilgili hukuki süreçlerin başlatıldığı bildirildi.




