Site´nin tanrılarına karşı gelmek, peygamberî ahlaktır. Bu ahlakın olmadığı bir yerde erdemli bir toplum olmaz! Modern her çeşit "-site", dine alan açar gibi gözüktüğü anda bile başka tanrılara tapınanların hâkimiyetindedir. Özellikle din, dünyevî pragmatik amaçlarla, özgürleştirilmiş gibi gösterilerek bertaraf edilir. İnanç serbestliğinin tam karşılığı budur. Dinin, her siyasi, iktisadi, sosyal hesabın yahut projenin içinde gösterilmesi tam anlamıyla bir aldatmacadır. Aldatmacadır ama aldatanlar da, aldananlar da oyuna itiraz etmezler; hattâ katkıda bulunmayı tercih ederler. Bu durumun sebebi: gönüllü aldananların ?günün birinde? aldatanların kudretine ulaşacağı; tüketim miktarının ve potansiyel av alanının artacağı beklentisidir.
?Din istismarı? da tarihin en eski mesleklerinden sayılabilir. Ancak, modern sitelerdeki uygulamalar, sadece din istismarı değil; dini istismar etmeyi ?dindar? olmakla eş saymaktadır. Öyle ki: Gerçekten bir dini olan kişinin başı beladadır, en hafifinden ?sitenin dindarları? tarafından tecrit cezasına çarptırılır . ?Sitenin dindarları?nın en bariz vasfı dinle olan bağlarını: zarar ve kâr çerçevesinde tanzim etmeleridir. Allah´a bir defa secde ediyorlarsa; kendilerine fayda sağlayacak her çeşit dünyevî iktidara on defa secde edebilirler. Dinin pratiklerini yerine getirmek, getirmemek ?sitenin dindarları?nın davranış kalıpları için önemli değildir. Bu açıdan sitenin seçkin yurttaşlarının müslümanı ile ateisti, budisti ile yahudisi arasında dinlerinden kaynaklanan bir davranış farkı yoktur.
"Bunlar dindar, neden böyle davranıyorsun?" diyenlere, cevap vermemek en iyisidir. Çünkü dünyalarına dinin katma değer olarak büyük katkısı vardır ve bu soru, sizi tuzağa düşürmek için yönetilmiştir. Ben sizin sitenizin tanrılarına ve kendi inandığım Allah´a münavebeli olarak tapınanlardan değilim. Sizin dindarlığınız sizin olsun!