Kas ve eklem ağrılarının günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayarak yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü belirten Uzm. Dr. Ataş, “Omuz, diz, kalça, el, ayak bileği ve dirsek ağrıları; kişilerin günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan, yaşam kalitesini ve konforunu önemli ölçüde azaltan sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

Bizler fizik tedavi uzmanları olarak öncelikle bu ağrıların nedenini doğru şekilde tespit etmeye ve kişiye özel tedavi programları oluşturmaya çalışıyoruz. Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Çünkü ağrıların altında yatan nedenler kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Bu nedenler; kas ve eklem rahatsızlıkları olabileceği gibi tendon yaralanmaları, sinir sıkışmaları veya sinir hasarları da olabilir. Önemli olan doğru tanıyı koymak ve buna uygun tedavi programını başlatabilmektir. Tedavi sürecinde öncelikle ilaç tedavilerinden yararlanıyoruz. Gerektiğinde fizik tedavi uygulamaları ve geçmeyen, inatçı ağrılara yönelik enjeksiyon tedavileri uygulayabiliyoruz.

Kliniğimizde; omuz sıkışma sendromları, donuk omuz, kas ve tendon yaralanmaları, dirsekte tenisçi dirseği ve golfçü dirseği gibi rahatsızlıkların yanı sıra sinir tuzaklanmalarına yönelik tedaviler uygulamaktayız. Ayrıca elde görülen tendon iltihapları ve sinir sıkışmalarının tedavisinde de girişimsel yöntemlerden faydalanıyoruz.

Basit Bir Kontrolle Ortaya Çıkan Tümörler Erken Teşhisin Önemini Ortaya Koydu!
Basit Bir Kontrolle Ortaya Çıkan Tümörler Erken Teşhisin Önemini Ortaya Koydu!
İçeriği Görüntüle

Bunun yanında diz ağrıları, menisküs problemleri, kireçlenme, kalça çevresindeki kireçlenmeler, kalça bölgesindeki sinir sıkışmaları, ayaktaki iltihabi tendon hastalıkları ve halk arasında topuk dikeni olarak bilinen plantar fasiit gibi rahatsızlıklarda da enjeksiyon tedavileri uygulamaktayız” dedi.

Ultrason kullanımının tedavi başarısını artırdığını vurgulayan Uzm. Dr. Ataş “Kliniğimizde enjeksiyon tedavilerini ultrason eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Ultrason kullanımının önemli avantajları bulunmaktadır. En büyük avantajlarından biri, hedeflenen bölgeye doğru şekilde ulaşabilmek ve çevre dokulara zarar vermeden nokta atışı enjeksiyonlar yapabilmektir. Böylece eklem problemlerine, bursa adı verilen yapıların iltihaplarına ve diğer yumuşak doku rahatsızlıklarına daha etkili müdahale edebilmekteyiz” şeklinde konuştu.

Her tıbbi işlemde olduğu gibi bu uygulamaların da bazı riskler taşıdığını hatırlatan Uzm. Dr. Ataş, “Uyguladığımız enjeksiyon yöntemleri arasında halk arasında kortizon olarak bilinen steroid enjeksiyonları, kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma (PRP) uygulamaları, sinir blokları ve diğer rejeneratif enjeksiyon tedavileri yer almaktadır.

Elbette her tıbbi işlemde olduğu gibi enjeksiyon uygulamalarının da bazı riskleri ve olası komplikasyonları bulunmaktadır. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama veya uygulanan ilaca bağlı gelişebilecek yan etkiler sayılabilir. Bu nedenle önemli olan, doğru hastaya, doğru endikasyonla ve doğru yöntemi uygulamaktır.

Özellikle belirtmek isterim ki enjeksiyon tedavileri mucizevi tedaviler değildir. Başarılı sonuçlar elde edebilmek için mutlaka uygun rehabilitasyon ve egzersiz programlarıyla desteklenmeleri gerekir.

Kliniğimizde girişimsel ağrı yönetimi kapsamında her cuma günü öğleden sonra girişimsel işlem polikliniğimizi gerçekleştirmekte ve gerekli görülen hastalara uygun tedavileri uygulamaktayız. Amacımız, hastalarımızın ağrılarını azaltarak daha konforlu, daha aktif ve daha kaliteli bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaktır” dedi.

Kaynak: Sivas Numune Hastanesi Bülten