Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki öncü kuruluşlarından ROKETSAN, alternatif kaynak geliştirme çalışmaları kapsamında Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu temas, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve milli savunma hamlesine katkı sağlayacak yeni projelerin geliştirilmesi açısından dikkat çekti.

Rektör Mehmet Kul’un ev sahipliğinde gerçekleşen programda, taraflar karşılıklı olarak iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı. Özellikle yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılması, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması ve savunma sanayiine yönelik yenilikçi çözümler geliştirilmesi konuları ön plana çıktı.
Eklemeli İmalat Teknolojileri Masada
Ziyaret kapsamında üniversitenin eklemeli imalat alanındaki ileri düzey Ar-Ge altyapısı yerinde incelendi. Laboratuvar olanakları ve teknik donanımıyla öne çıkan SBTÜ’nün bu alandaki kapasitesi, ROKETSAN heyeti tarafından yakından değerlendirildi.

Eklemeli imalat teknolojilerinin sağladığı hız, maliyet avantajı ve üretim esnekliği, özellikle savunma sanayii uygulamaları açısından kritik bir rol oynuyor. Taraflar, bu teknolojilerin etkin kullanımıyla geliştirilebilecek ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu. Üniversitenin nitelikli insan kaynağı ve disiplinlerarası çalışma yeteneği de iş birliği açısından önemli bir avantaj olarak öne çıktı.
Ortak Projeler ve Uzun Vadeli İş Birliği Hedefi
Gerçekleştirilen toplantılarda, üniversite bünyesinde geliştirilen projelerin sanayiye entegrasyonu ve Ar-Ge çıktılarının ticarileştirilmesi gibi başlıklar detaylı şekilde ele alındı. Ayrıca savunma sanayii odaklı yeni araştırma alanlarının oluşturulması konusunda ortak bir vizyon ortaya kondu.

Uzun vadeli planlar arasında ortak Ar-Ge projeleri, teknik danışmanlık süreçleri ve insan kaynağı geliştirme programları yer alıyor. Bu iş birliğinin somut projelere dönüşmesiyle birlikte Türkiye’nin yerli savunma ekosistemine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor.
Sivas’ta atılan bu adım, sadece iki kurum arasındaki iş birliğiyle sınırlı kalmayıp, Türkiye’nin savunma sanayiinde bağımsızlık hedefi açısından da stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.




