Sivas'ta 20 yıldır tespih satışı yapan Hasan Barış, gerçek kehribarın değerini Bizim Sivas muhabirlerine anlattı.
Sivas'ta 20 yıldır tespih satışı yapan ve bu alanda büyük bir bilgi birikimine sahip olan Hasan Barış, yıllar süren emeğinin ve çabasının ardında, her gün sahte ürünlerin satıldığı bir dünyada haklı bir endişeyi paylaşıyor. "Bugünlere kahvehanelerde elimde çanta ile tespih satarak geldim," diyor, ancak yılların verdiği tecrübe ve birikim, onun bu işi her zamankinden daha fazla sevmesine neden olmuş.
Hasan Barış, tespih sektöründe son yıllarda yaşanan büyük değişimleri endişeyle izliyor. "Günümüzde her tespihe kehribar deniyor," diyor, fakat asıl kehribarın ne kadar değerli olduğunu vurgulamak istiyor. "Gerçek kehribarın gramı şu anda 30 dolardan satılıyor," diyerek, halkın büyük bir kısmının sahte ve düşük kaliteli ürünlere yüksek paralar ödediğini belirtiyor. "Birçok kişi, plastikten yapılmış taklit ürünlere inanarak para veriyor ve gerçek kehribar olduğunu iddia eden dolandırıcılar tarafından mağdur oluyorlar."

Gerçek tespihin değerini bilmeyenlerin, sosyal medyada sahte tespihleri binlerce liraya sattıklarını da sözlerine ekliyor. "Bizim gibi ustalarına danışsalar, yüksek fiyatlara aldıkları tespihlerin gerçek olup olmadığını öğrenebilirler," diyor, çünkü işin içinde "kul hakkı" olduğunu vurguluyor. "Bu bir kul hakkıdır. Yazık, günah."
Tespihin Şifa Gücü: Kehribarın Gerçek Değeri
Hasan Barış, tespihlerin tarihindeki şifa özelliğinden de bahsediyor. "Eskiden, reçine malzemesini özellikle kan dolaşımı sorunu olan hastalar kullanırdı. Onlar, guatr hastalığına iyi gelmesi için kehribarı boyunlarına, bileklerine takarlardı." diyerek, tespihin sadece bir takı değil, bir sağlık aracı olduğunu hatırlatıyor.
Başka malzemelerden üretilen tespihlerin de kendine özgü özellikleri olduğunu anlatan Barış, "Koka ağacının çekirdeklerinden yapılan tespihler zamanla kararır, bu da ona özgü bir özelliktir." diyor. "Kemik erimesi hastaları için ise yılan ağacı, abanoz ağacı gibi özel ağaçlardan yapılan tespihler daha çok tercih edilir."
Sahte Ürünler ve Kiralama Skandalı

Son yıllarda sahte damla kehribarların, maddi durumu kötü olan insanlara kiralanması gibi bir skandalın yaşandığını belirten Barış, bu tür uygulamalara karşı uyarıyor. "İş çığırından çıktı. Sahte kehribarları kiralıyorlar ve gramını 8-9 dolardan satıyorlar," diyor. Gerçek kehribarın ise gram başına 30 dolara satıldığını hatırlatıyor. "Vatandaşlarımız, bu tür fiyatlara inanmasınlar," diyerek, uyanık olunması gerektiğinin altını çiziyor.
Barış, gerçek kehribarın nasıl oluştuğunu da açıklıyor: "Kehribar, çam ağaçlarının yer altında kalıp fosilleşmesiyle oluşur. Bu, milyonlarca yıl süren bir süreçtir. Yani bir tespihin gerçeğiyle sahtesi arasında çok büyük bir fark var."
Tespihlerin Değerini Korumak İçin Uyarılar

Son olarak, tespihlerin işlemeleri ve kullanılan malzemeler hakkında da önemli bilgiler veriyor Hasan Barış. "Koka tespihlere yapılan gümüş işlemeler gerçekten kıymetlidir. Ancak, bazı yerlerde alpaka diye bir malzeme kullanılıyor, bu da zamanla paslanma ve dökülme gibi sorunlara yol açabiliyor," diyor ve ekliyor, "Bir tespihin işlenmesi 15-20 gün sürebilir, ama buna değmez diyerek bu kadar uzun bir emeği ucuz fiyata satmak adil değildir."
Oltu taşı tespihleriyle ilgili de önemli bir açıklama yapıyor: "Gerçek oltu taşı kağıda sürüldüğünde iz bırakmaz. Eğer kağıda renk veriyorsa, o oltu taşı kesinlikle sahte demektir."

Son olarak, halkı uyaran Barış, "Günümüzde her şeyin sahtesi var. Tespih alırken dikkatli olun. Ustalarına danışarak, dolandırılmaktan kaçının," diyerek, herkesin bu işin uzmanlarından yardım almasını tavsiye ediyor.