Sivas’ta ulaşım ve park sorunu, her geçen gün katlanarak şehrin en büyük problemi olmaya devam ediyor. Özellikle çarşı merkezinin en işlek bölgelerinde, araç park edecek boş bir alan bulmak artık neredeyse imkansız hale geldi. Birçok ana arterde araç trafiği sadece geçişe izin verecek kadar daralırken, geri kalan alanlar hatalı parklarla işgal ediliyor. Daralan yollarda manevra yapmak, sürücüler için adeta bir sınav niteliği taşıyor. Bir anlık dikkatsizlik veya küçük bir manevra hatası, ciddi kaza risklerini beraberinde getiriyor. Şehrin her noktasında hissedilen bu yoğunluk, trafiği bir düğüm haline dönüştürürken, sorunun çözümü noktasında atılan adımlar da yetersiz kalıyor.

Dubaların Yerini Motosikletler Aldı
Park yeri krizinden payını alan bir diğer unsur ise artan motosiklet sayısı oldu. Bir otomobil boyu kadar yer kaplayan motosikletler, park alanlarını hızla tüketiyor. Dahası, bazı esnafların dükkanlarının önüne duba koymak yerine motosikletlerini bırakması, kısıtlı park alanlarını daha da azaltıyor. Sadece araçlar değil, yaya geçitleri bile sürücülerin insafına kalmış durumda. Süreli ya da süresiz şekilde yaya geçitlerine park edilen araçlar, hem yayaların güvenliğini hiçe sayıyor hem de zaten kilitlenen trafiği daha da zorlaştırıyor. Kaldırımlar ve yollar, trafiği düzenleyen kurallardan ziyade kişisel inisiyatiflerle yönetilmeye çalışılıyor.

"1 Eve 2 Araç" Düşüyor: Çözüm Nerede?
Trafik sorununun büyüklüğü, istatistiklere de yansıyor. Sivas’ta hane başına düşen motorlu taşıt sayısı hızla artarak ikiye yaklaştı. Her geçen gün trafiğe çıkan yeni araçlar, mevcut altyapıyı daha da zorluyor. Yıllardır devam eden bu karmaşanın, taşıt sayısındaki bu artışla birlikte daha da derinleşeceği görülüyor. Şehir merkezindeki araç yoğunluğu, çözüm bekleyen bir kangrene dönüşmüş durumda. Sürücüler ve yayalar, trafiğin hiç bitmeyecek gibi göründüğü bu düzende, artık daha kalıcı ve radikal düzenlemelerin hayata geçirilmesini bekliyor.




